adaletcilerr

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim

Açıköğretim Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Programı için çalıştay düzenledi. 5 Mayıs Cumartesi günü yapılan çalıştaya Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen katıldı

Açıköğretim Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Programı için çalıştay düzenledi. 5 Mayıs Cumartesi günü yapılan çalıştaya Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen katıldı. Rektörlük Senato Odası'nda yapılan çalıştayda açılış konuşmasını Rektör Prof. Dr. Davut Aydın yaparken, Türk Dili ve Edebiyatı Programı tanıtımı, e-kitap üretim süreci, TV programları yapım süreci, Türkçe sertifika programı konuları ele alındı. Türkiye’nin çeşitli üniversitesinden gelen Türk Dili ve Edebiyatı öğretim üyelerinin katkılarıyla çalıştay verimli bir şekilde sürdü.

"Yaşam Boyu Öğrenme hedefli bir Dünya üniversitesi"
Rektör Prof. Dr. Davut Aydın açılış konuşmasında Anadolu Üniversitesinin geldiği noktayı genel çerçevede anlattı. Prof. Dr. Aydın "Göreve geldiğimizde ilk yaptığımız iş hedeflerimizi belirlemek için bir çalıştay kurarak stratejimizi oluşturmak oldu. Yönetim olarak bütün stratejik hedeflerimizi gözden geçirdik. Vizyonumuzu ‘Yaşam Boyu Öğrenme Hedefli bir Dünya üniversitesi’ olarak, misyonumuzu 7’den 77’ye her yaş grubunu eğiterek bilime katkıda bulunup, toplumumuzun ihtiyaçlarına uygun yaratıcı çözümler üretmek olarak belirledik." dedi.

"Bunu yaparken bizim dört önemli mukayeseli üstünlüğümüz öne çıktı." diyen Prof. Dr. Aydın sözlerini şöyle sürdürdü: "Birincisi; hem ulusal hem de uluslararası anlamda açık ve uzaktan öğretim, ikincisi; havacılık üçüncüsü; raylı sistemler, dördüncüsü; özel eğitim. Bu dört odak alanımızı biz mükemmeliyet merkezi haline dönüştürmek için Devlet Planlama Teşkilatına götürdük. Götürürken sektörlerle ve üniversitelerle iş birliği yaptık. Açıköğretimi ve özel öğretimi de götürdük. Devlet Planlama Teşkilatı raylı sistemleri ve havacılığı mükemmeliyet merkezi olarak kabul etti. Mükemmeliyet merkezi olmak ulusal anlamda tek olmak demektir. Biz bunları başardık. Değişen ve gelişen koşullara ayak uydurmak ve yaşam boyu eğitim misyonumuzu da alarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bugünkü toplantının verimli ve güzel geçmesini dilerim."

Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhsin Macit, Türk Dili ve Edebiyatı Programı tanıtımı hakkında bilgi verdi. Türk Dili ve Edebiyat ile ilgili bugüne kadar yapılanları özetleyen Prof. Dr. Macit "Açıköğretim Türk Dili ve Edebiyat Programında öğrencilerimiz şu anda 6'ncı yarıyıldalar. 8'inci yarıyılın ders kitaplarının yazılmasında değişik üniversitelerin öğretim üyeleri görev aldı. Sizlerin editörlüğünde bu katkılar sağlandı. 35 devlet üniversitesi, 7 vakıf üniversitesinden öğretim üyeleri bize kitap yazım aşamasında katkıda bulundu. 41 editör, 103 yazar etkin olarak görev aldı." şeklinde konuştu.

"Akademik birikim somut hale geliyor"
Türkiye’nin, Türk Dili ve Edebiyatı alanındaki akademik birikimini bu program sayesinde somut olarak basılı malzemeye aktarıldığını belirten Prof. Dr. Muhsin Macit, yazarların büyük ölçüde profesörler olmak üzere doçent, yardımcı doçent, bir öğretim görevlisi, bir de doktora öğrencisinden oluştuğunu dile getirdi. Öğrenci durumuyla ilgili kısa bilgi veren Edebiyat Fakültesi Dekanı, durumu sayılarla şu şekilde açıkladı: "2009-2010 eğitim-öğretim yılında 38 bin 877, 2010-2011’de 7 bin 751, 2011-2012’de 7 bin 84 öğrenci kayıt için başvurmuş. Öğrencilerin kız erkek dağılımına baktığımızda kız öğrencilerin sayısının daha fazla olduğu ortaya çıkıyor. Öğrencilerin bir kısmı kayıtlarını yenilememiş durumda. Aktif olan öğrenci sayısı erkeklerde 7 bin 986, kızlarda 21 bin 687. Bu yıl 2011-2012 güz dönemindeki kayıt durumlarına baktığımızda ise erkek öğrencilerde kayıt yenileme konusunda biraz daha azalma olduğunu görüyoruz.

"Türk Dili ve Edebiyatı programları TRT Okul ekranlarında"
Kitap sayıları hakkında bilgi veren Prof. Dr. Macit "Her yarıyıl için tasarlanan kitap sayısı 6’dır. 8 yarıyıl için toplamda 48 kitap söz konusu oluyor. Bu kitaplardan 36’sı basılmış durumda. Üniversitemizin web sayfasında 'pdf' formatlarında uzantıları bulunuyor. 12 kitabımız da baskı aşamasında bulunuyor. Bu aşamadan sonra kitapların öğrencilerin etkili kullanımına, alan dışındaki insanların da kullanımına açılması için e-kitap üretim sürecine üniversitemiz hızlı bir şekilde girecek. TRT Okul da ders anlatma formatından çok Türk Dili ve Edebiyatı ile ilgili programlar yapılacak." dedi.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aydın Ziya Özgür, e-kitap üretim sürecini anlattı. Prof. Dr. Özgür sözlerine şöyle başladı: "2012-2013 yılı için gerçekleştirmeyi düşündüğümüz projelerin bir kısmının ilk bilgilendirme toplantısını Türk Dili ve Edebiyat üzerinden değerlendireceğiz. Bu anlamda sizlere bugüne kadar gerek yazar gerekse editör anlamında katkılarınızdan dolayı teşekkür ederim. Bundan sonra da birlikte daha yenilikçi daha değişik işler yapacağımızı bir kere daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Çünkü Açıköğretim Sistemi Türkiye’nin yenilikçi bir projesi ve bugüne kadar geldiği noktaya, bilgi ve iletişim teknolojilerini eğitim-öğretim sürecinde sürekli kullanmasıyla geldiğini söylemek isterim."

"Bilgi iletişim alanında çok sıkı değişim ve dönüşümler"
Dünya'da yükseköğretimde nasıl gelişmeler oluyor? Bu gelişmelerin ışığında açık ve uzaktan eğitimde biz neredeyiz? Ne yapmak istiyoruz? Sorularına cevap veren Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özgür "Dünya'daki gelişmelere şöyle bir baktığımız zaman gerçekten bilgi iletişim alanında çok sıkı değişim ve dönüşümler var ve üretilen bilgi 2 buçuk yılda tüketiliyor ve sürekli yeni bir bilgiye ihtiyacımız var. Bu anlamda baktığımız zaman yaşam boyu eğitimin diğer örgün eğitimler üzerinde payı giderek artmaya başlıyor. Bu konuma gelince de akreditasyon önem kazanıyor. Hedef kitlenin özelliğine, eğitim ihtiyaçlarına göre programların tasarlanmasında yeni olanaklar var.” dedi.

Program bazında kurumsal kimlik çalışmaları, öğretim hizmetleri, öğrenciye sunulacak hizmetlerin zenginleştirilmesi, uluslararası ortaklıklar önem kazanıyor diyen Özgür, üniversitelerin artık kendi coğrafyalarında değil dünya coğrafyalarında eğitim öğretim hizmetler verdiğini dile getirdi. Diğer önemli noktanın da bilgi ve iletişim ortaklarıyla içerik üretimi ve paylaşımı olduğunu sözlerine ekleyen Prof. Dr. Aydın Ziya Özgür "Yakın zamanlarda takip ettiyseniz ABD’deki iki üniversite Harvard ve Massachusetts Institute of Technology (MIT) uzaktan eğitimle bilgi ve iletişim teknolojileriyle eğitim yapma konusunda önemli adımlar atıyor. Biz de üniversite olarak bu adımların örneğini ülkemizde uygulamaya çalışıyoruz. Bu noktadan bakınca açık ve uzaktan eğitim sisteminin de hem Bolonya Sürecine göre hem de Yükseköğretim Kurulumuz (YÖK)'ün gerçekleştirdiği Türk Yükseköğretim alan yeterliliklerine göre yeniden yapılandırılması zorunlu hale geliyor. Biz bu anlamda Rektörümüzle birlikte iki yıldır önemli projelere adım attık. Geçtiğimiz öğretim yılında 11 programımızla 2012-2013 yılında da toplam bütün programlarımızı bu kapsamda dönüştürmüş ve yenilemiş olacağız." dedi.

Prof. Dr. Özgür, bu yenilemenin beraberinde getireceği faydaları "Uzaktan eğitim sisteminde kitle odaklı, şeffaf, hareketli, öğrenciye öğrenmeyi öğreten, öğrenci merkezli çağdaş ve bilgi teknolojilerini kullanan bir üniversite tabii ikinci üniversite, yatay ve dikey geçiş imkânlarıyla esnek örgün eğitimin taleplerini karşılamak." şeklinde sıraladı.

'Yaşam Boyu Eğitim' felsefesine yönelik eğitim sistemi
'Yaşam Boyu Eğitim' felsefesiyle her yaştan öğrencinin eğitim talebini karşılayan bir eğitim sistemi olacağız. Bu kapsamda da en geç 2013 yılının sonunda da akreditasyon çalışmalarımıza başlamış olacağız diyen Özgür "Bunu gerçekleştirdiğimizde üniversitemizin uzak ve açıköğretim sistemi nereden baksanız yükseköğretimin yarısı kadar öğrenciye sahip olan biz, eğer açıköğretim sistemi olarak bunu gerçekleştirebilirsek Türkiye’de yükseköğretimin yarısının akredite olması konusunda da önemli adımlar atmış olacağız." dedi.

Ders kitaplarının yenilendiğine konuşmasında yer veren Özgür "Türk Dili ve Edebiyatı da geçtiğimiz yıl Muhsin hocamızın koordinatörlüğünde, ulusal yeterlilikler çerçevesinde, sizin yazdığınız kitaplarla yenilendi. Diğer bütün programlarımızın ders içerikleri de değişiyor. Bugün açık ve uzaktan eğitim sisteminde var olan 1200 kitabımızın %95’i tamamen yenilendi. Gelecek yıl öğrencilerimize 2012 ve 2013 baskılı yeni kitaplar sunacağız. Bu kapsamda da ülkemizde yaklaşık bütün üniversitelerden danışmanlar dâhil 5 bin farklı öğretim üyesine kitap yazdırıyoruz." dedi.

Yeniliklerin adı Anadolu Üniversitesi
Prof. Dr. Aydın Ziya Özgür, yeniledikleri sistemlerden birinin de e-öğrenme portalı olduğunu dile getirdi. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sağladığı olanaklarla e-öğrenme portalımızı yeniden yapılandırdık. Bugün artık var olan kitaplarımızı tamamen elektronik kitaba dönüştürme konusunda hazırlıklarımıza başladık. Böylece öğrencilerimize artık basılı kitap vermemeyi düşünüyoruz diyen Prof. Dr. Özgür "Kitaplarımız internet ortamında sürekli yenileyerek, güncelleyerek bilgi ve iletişim teknolojilerinin sağladığı olanaklarla öğrencilerimize yeni bir öğrenme ortamı sunmayı hedefliyoruz. Ayrıca öğrenci bilgi sistemimizi de yeniledik. Açıktan ve uzaktan eğitimde Twitter, Facebook gibi sosyal ortamları da bundan sonra etkin bir şekilde kullanıyor olacağız." şeklinde konuştu.

E-öğrenme portalını neden etkin bir şekilde kullanacaklarını anlatan Özgür, geçen yıl e-öğrenme portalının 7 milyon tekil kullanıcı tarafından ziyaret edildiğini ve öğrencilerin bilgi ve iletişim teknolojilerini, interneti, bilgisayarı bu kadar fazla kullanmasının, çalışmalarını bu yöne kaydırdığını ifade etti.

Prof. Dr. Özgür, e-kitap üretim sürecini şöyle özetledi: "E- kitap üretimimiz ders tabanlı bir proje kapsamında gerçekleşecek ve temel öğrenme ortamında var olan kitabımızı bilgi ve teknolojinin getirdiği yeni olanaklarla zenginleştireceğiz. Öğrencinin elinde olan teknoloji ile kullanılan bir sistem olacak. Ders tabanlı proje yaklaşımımızda her dersi bir ekip yönetecek, bu ekibin içinde bir e-öğrenme koordinatörü, öğretim tasarımcısı, içerik uzmanı olarak editör ve yazarlarımız olacak. Açıköğretim bünyesinde bir çalışma portalı oluşturulacak. Burada bize destek veren tüm editör, yazar ve görev alan tüm arkadaşlarımız için her türlü verinin bilginin iletişimini bu portal sayesinde sağlayacağız."

Şu anda sistemde var olan 1200 kitabın üretimi için önümüze 3 yıllık bir hedef koyduk diyen Özgür "E-kitap öğrenme modelinde var olan kitabımız bizim için yol haritası olacak. Kitabın kapağı editörün ders tanıtım videosu, içeriği, konu anlatımı, Powerpoint gösterileri, çeşitli tanıtım filmleri, belgeseller, ses, görüntü dosyaları, web içerikleri yer alacak. Kullanacağımız teknolojinin imkânlarına bağlı olarak her ders içeriğinde bunları farklı şekilde değerlendireceğiz. Özetlerimiz, sıra sizdelerimiz, e-ders hazırlayanlarımız, e-kitap öğrenme modelinde yer alacak." şeklinde sözlerini sürdürdü.

E-dersler nasıl yönetilecek? Sorusunu cevaplayan Prof. Dr. Özgür "Her programımızın kendine ait bir web sayfası var. Web sitesinde şifreleri girerek bu sistemde dersleri bilgisayarlarına indirebilecekler ve istedikleri zaman tüketebilecekler. Kişisel danışmanlıklar olacak eş zamanlı, eş zamansız etkinliklere katılabilecekler. Engelli öğrencilerin bile ulaşabileceği bir platform olacak." dedi ve ardından bir e-kitap örneği gösterdi.

"Kitaplarımız bütün Dünya'ya sunulacak"
Prof. Dr. Özgür’ün sözlerine katkıda bulunan Rektör Prof. Dr. Aydın "Amerika’daki bir sistemle bütün kitaplarımız sadece Anadolu Üniversitesinde değil bütün Dünya'ya sunulmuş olacak. Bunun çalışmalarını sürdürüyoruz. 3 yıl içerisinde bu uygulama rayına oturacaktır. E- kitaba geçilmeseydik gelecek yıl 12 milyon kitap bastıracaktık. Bu da 200 bin ağaca tekabül ediyor. Biliyorsunuz ki kâğıt ithal ediliyor. Bizim yıllık kâğıt masrafımız 10 milyon doları buluyor. Biz de 3 yıllık süreç içerisinde bunu e-kitap haline dönüştürerek hem cari açığı azaltmış hem de bunu araştırma geliştirme faaliyetlerinde kullanma şansına sahip olacağız." dedi.

Yrd. Doç. Dr. Ufuk Küçükcan öncelikle TRT Okul hakkında bilgi verdi. Bunun Türk televizyon tarihinde ilk olma özelliğine sahip bir proje olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan Yrd. Doç. Dr.Küçükcan "Sadece Türk değil dünya televizyon tarihinde de bir ilktir ve nedeni de bir kamu kuruluşuyla bir kamu üniversitesinin bir araya gelerek yayın yaptığı tek proje olmasıdır. Dünya'da benzer örnekleri olmakla beraber bu örnekler kamu üniversitelerinin kanallara içerik üretme şeklindedir. Fakat biz TRT ile yaptığımız protokolde ortak bir eğitim kanalı kurmaya karar verdik." dedi.

TRT Okul, Türk Telekom iş birliğine hazırlanıyor
Bir yıldan fazladır da yayın yaptıklarını belirten Küçükcan "Günün 12 saatini Anadolu Üniversitesi olarak biz yapıyoruz. Kalan 12 saati TRT yürütüyor. Bunu yapmaktaki amacımız yaygın, örgün, uzaktan eğitim programlarını televizyon ortamına sokabilmek." şeklinde konuştu. Biz uzmanların görüşüne göre önümüzdeki 5 yıl içerisinde Dünya'daki televizyonculuğun interaktif bir platforma taşınacağını söyleyen Küçükcan, sözlerine şöyle devam etti: "Bu anlamda çalışmalarımızı geliştiriyoruz. Türk Telekomla IPTV (internet protokol) görüşmelerimiz devam ediyor. Yaklaşık bir yıl sonra da IPTV kurulduktan sonra hedef kitlemize ulaşacağız. IPTV geleceğin televizyonu olarak nitelendiriliyor. İnteratif platformun da merkezi IPTV olacak.”

Üniversitemizin yaşam boyu eğitim sloganı aynı zamanda TRT Okul'un da sloganıdır diyen TRT Okul Genel Koordinatörü Küçükcan "Hedef kitlemize sadece açıköğretim öğrencilerini değil örgün öğretim öğrencilerimizi de alıyoruz. Biz sadece TRT Okul için üretmiyoruz. TRT isterse diğer kanallarında bizim yapmış olduğumuz programları yayınlayabilir. Bunların örnekleri bulunuyor. TRT Okul Türkiye’nin ilk tematik eğitim kanalıdır. Açık ve uzaktan eğitim programlarının yanı sıra sağlıktan, bilime, spora, kültüre, tarıma birçok alanda 7’den 77’ye herkese öğrenmeye yönelik programlar üretiyoruz." dedi.

"Mümkün olduğunca etkileşimli bir yayıncılık yapıyoruz"
Öğrencilere destek veren bir eğitim kanalı olmaya çalıştıklarının altını çizen Küçükcan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Yaptığımız programları öğrenmeye destek olacak şekilde belirliyoruz. Bunları ders programı gibi değil TV programı olarak yapmaya çalışıyoruz. Mümkün olduğunca etkileşimli bir yayıncılık yapıyoruz. Programlarımız şu anda da internet ortamında erişilebilir halde. Burada öğrencilerimiz veya izlemek isteyen herkes istediği yerde istediği zaman bu programlara erişebilme imkânına sahip. 2011 yılında 114 bin 950 dakikalık bir yayın gerçekleştirdik. Bunun 76 bin 220 dakikası ders destek yayını, 38 bin 730 dakikasını da kültür sanat eğitimi yayını olarak yaptık. 677 adet program yayımladık. Bunlar 3 tekrarla yayımlanıyor. 399 adedini ders destekli programlar oluşturdu. 278 adedini kültür-sanat programları oluşturdu. Bu yıl içerisinde bu yayın saatlerinin üzerine çıkmayı hedefliyoruz. 220 bin ile 228 bin dakika arasına ulaşmak gibi bir hedefimiz var."

Küçükcan, yaptıkları çeşitli programlardan videolar göstererek, Türk Dili ve Edebiyatı programının TV amaçlarını anlattı ve diğer programlara göre burada biraz farklı düşünüyoruz. Diğer programlarda amacımız öğrencilere dersler konusunda destek vermek. Türk Dili ve Edebiyatı programında bu ikinci hedefimiz. İlk hedefimiz genel izleyici kitlesinin doğru Türkçe kullanmasını sağlamak ve Türk Dili üzerinde farkındalık yaratmak diyerek sözlerini noktaladı.

E-öğrenme ve e-sertifika programları 
Türkçe sertifika programlarını ise Açıköğretim Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Sinan Aydın anlattı. Aydın "Bireylerin özellikle anadili Türkçe olmayanların bir iletişim dili olarak Türkçeyi iş, eğitim ve sosyal çevrelerinde kullanabileceği seviyeye çıkarmak. A1’den C1’e kadar eğitim sunmaya çalışıyoruz. Türkçe sertifika programımız güz, yaz ve bahar olmak üzere birbirinden bağımsız olarak üç dönemden oluşuyor. Öğrenme ortamı olarak özellikle e-öğrenme ortamını kullanıyoruz. Tüm öğrencilerimiz Eskişehir’e gelmeden elektronik olarak kayıtlarını yaptırabiliyor ve sertifika alabiliyorlar. Her türlü öğrenme ortamı internetten gerçekleştirildiği için ders, çalışma, ödev, TV programları, kitap, deneme sınavları, eşzamanlı ve eşzamansız danışmanlık hizmetleri internet üzerinden sürdürülmektedir. E-öğrenme ortamlarında her hafta farklı bir ünite devreye girerek 12 hafta boyunca eğitim-öğretim faaliyetleri devreye giriyor. Türkçe konuşmak, yazmak, okumak isteyen herkes bu e-sertifika programlarına katılabiliyor. Herhangi bir ön koşulumuz yok. Sadece 200 euro gibi bir fiyatla bu programlara katılabiliyorlar. Başarı ölçütlerini ve sertifika belgesini verirken farklı ölçüm ve değerlendirme teknikleri kullanıyoruz. %50 yazılı ve sözlü programları kullanırken ödev ve danışmanlık hizmetlerini de kullanıyoruz. 12 hafta boyunca okuma-yazma faaliyetlerini kullanarak 10 adet ödev hazırlıyor. Bu ödevler öğrencinin başarısını değerlendirmede %20’lik dilimi oluşturuyor. Ayrıca kullandıkları eşzamanlı ve eşzamansız danışmalık hizmetleri de not dilimleri arasında yer alıyor. Yazılı ve sözlü sınavlarda internet üzerinden danışman hocalarıyla etkileşim halinde belirli bir çizelgeye uyarak gerçekleştiriliyor. Sayısal olarak baktığımızda 2007 yılından bu yana 900 öğrenci Türkçe sertifika programından yararlandı. Burada 523 Erasmus öğrencimiz var."

Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen, yapılan bu tür çalışmaların boşa gitmeyeceğini çok anlamlı olduğunu ve alana ciddi katkılar sunacağını her zaman söylediğini ifade ederek "Bugün benim düşündüğüm noktaları hedefleriniz arasına aldığınız için çok memnun oldum. Bu kitaplar örgün öğrencilere de katkılar sağlayacaktır. Bu kitaplardaki yöntemi gördükten sonra örgün öğrenciler adına hayıflandığımı söyleyebilirim. Bu kitaplarda hap haline getirilmiş bilgileri anlamamak, başarısız olmak başka bir durumda olmayı gerektirir. Bu kadar güzel hazırlanmış, sunuş teknikleri açısından Anadolu Üniversitesinin çok büyük bir birikimi var.” dedi.

"Bugün yaptığınız neredeyse yarın geçerliliğini yitirebiliyor"
Kurumların zaman zaman kendisini yenilemesi gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Prof. Dr. İsen "Anadolu Üniversitesi bunu çok güzel başarmış. Açıköğretim çok çabuk eskime özelliğe sahip. Bugün yaptığınız neredeyse yarın geçerliliğini yitirebiliyor. Bu bağlamda Açıköğretim kendisini sürekli ateş üstünde hissetmeli. Her zaman güncelleyecek bir konum içinde hissetmeli. Örgün öğretimden daha büyük bir sorumluluğa sahip. Açıkçası Açıköğretim Türk Dili ve Edebiyatı programını açtığında kuşkuyla yaklaşmıştım. Ama bu kitapları görünce, bu kitaplarla ilgili güncellemelere şahit olduktan sonra çok büyük bir atılımın olduğunu düşünüyorum. Bu konuda emeği geçen bütün ekibi kutluyorum. Bu bir norm teşkil etti. Bu norm da titizlikle uygulanıyor. Ortaya da çok iyi ürünler çıkıyor. Darısı örgün öğretimin başına demek geliyor içimden. Umarım bunlar dalga dalga yayılır ve örnek teşkil eder ki kaçınılmaz olarak öyle de olur. Ülkemiz ve toplum bundan karlı çıkacaktır. İyi bir yoldayız, devam edelim." dedi.

Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhsin Macit başkanlığında yapılan değerlendirme sonucu Açıköğretim Türk Dili ve Edebiyatı Programının geldiği nokta irdelendi. Program konusunda yapılan ve yapılacak gelişmeler konuşuldu. Ayrıca çalıştayda konu hakkında Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden gelen öğretim üyelerinin önerileri dinlenildi.


Nadiye Yılmaz (Haber Merkezi)

 

http://e-gazete.anadolu.edu.tr



Yorum Yaz - Arşiv   3017 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Üyelik Girişi

Hava Durumu
Anlık
Yarın
15° 27° 11°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi36
Bugün Toplam1260
Toplam Ziyaret2614034
Takvim
Site Haritası