Çalışan Zabıt Katiplerine Klavye Sınavı Kararı!

Çalışan Zabıt Katiplerine Klavye Sınavı Kararı!

Adalet Bakanlığı, hukuk sisteminin devamlı konulduğu şu dönemde, tartışmalı bir kararın daha fitilini ateşledi.  Mevcut görevinde olan zabıt katipleri hakkında 26 Eylül 2017 tarihinde yayınlanan resmi yazıda mevcut zabıt katiplerinin yeniden klavye sınavına gireceğini belirtti.

Son zamanlarda hukuk sistemi üzerine birçok konuşulmakta ve çözüm bulunması gereken bu konularda mağdur olan tarafların taleplerinin bir an önce netlik kazanması yönünde olumlu adımlar beklenmekte. Geçtiğimiz ay Yargıtay Başkanı Cirit tarafından yapılan açıklamada hukuk fakültelerinin 5 yıl olması gerektiğini vurgulanmıştı. Bunun üzerine bütün tartışmalar bu açıklamanın üzerinde dönerken, yine geçtiğimiz ay içinde emniyet binalarına giren avukatların, polis tarafından aranması ile ilgili EGM tarafından görüş sorma ihtiyacı gündeme bu konuyu getirmişti. Son olarak da Adalet Bakanlığı tarafından alınan bu karar, adli mekanizma içinde çalışan bir başka grubu, zabıt katiplerini gündeme getirmiş oldu.

Adalet Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından yayınlanan, ‘’Klavye Uygulaması’’ konulu yazıda, hali hazırda çalışan zabıt katiplerinin, mesleki yeterlilik ve yeterli donanıma sahip olmasına yönelik bir amaçla, klavye becerisinin geliştirilmesi için klavye uygulamasına tabi tutulması kararı alındığı bildirildi.

Bu kapsamda çalışan zabıt katipleri zaten klavye sınavından geçerek bu görevde çalıştığından, verilen bu karara en çok da zabıt katipleri tepki gösterdi. Zabıt katipliği sınavına katıldıklarında 3 dakikada 90 kelime yazma şartı arandığından, mesleki yeterlilik olarak görülen bu kelime sayısı ve süre, sınavı geçmek için belirleyici unsurdur. Görevlerine, bu aşamayı geçmiş olarak devam eden zabıt katipleri için bu karar oldukça şaşırtıcı ve haksız bir karar olarak görüldü. Peki Adalet Bakanlığı’na bu kararı aldıran neydi?

Bu kararın arkasında, resmi kurumlarca dile getirilmese de duruşmaya sağlık sorunu olmamasına rağmen katılmayan zabıt katiplerinin olması veya adli işlemlerde ortaya çıkan gecikmeler gibi bazı şikayetlerin olduğu bilinmekte. Bunun kurumsal çatı altında genele yayacak bir hale gelmesi ve bu yönde bir sınav kararı verilmesi, gerçekliği bilinmeyen bu şikayetlerin önünü kesmek için olduğu düşünülmekte.

Zabıt katibi olarak memurluğa alınma şartı 3 dakikada en az 90 kelime yazmak olan bu görev için, göreve başladıktan sonra hızlı yazamaması gibi bir gerekçe oldukça ilginç bir şikayet. Çünkü bu göreve başlamadan önce hiçbir şekilde klavye ile ilgili yoğun bir yazı yazma sürecinde olmayan adayların, sınavı istenilen şartlarda geçip, her gün aynı yoğunlukta klavyede yazması, bırakın görevine başladıktan sonra hızlı yazamamayı, görevine başladıktan sonra daha hızlı ve giderek kendini geliştireceği bir süreçtir.

Bahsettiğimiz detayın merkezinde olan insanlar, işini doğru ve hakkıyla yapan insanlardır. Bu konuya değinmemizin sebebi de, belki kısmi ve azınlıkta karşılaşılan bir aksaklığın genele yayılan kararlara neden olmasıdır. İsim verilmeden, olay belirtilmeden gündeme getirilmiş bir şikayet ya da memnuniyetsizliğin, aynı derecede dikkate alınması gerekirdi. Şöyle ki, ortada böyle bir aksaklık varsa bunun lokal olarak incelenmesi gerekirdi. Tabii zabıt katipleri için yeniden sınav kararı alınırken, onların beraber çalıştığı kişilerin de görüşünün sorulması ve buna göre bir ihtiyaç haritasının çizilmesi, atılması gereken ilk adımlardan biriydi. Hakimlere, yazı işleri müdürlüklerine bu konuda görüş sorulduğunda daha net bir cevap alınabilirdi. Bu kişiler zabıt katipleri için bir karar vermeliydi demiyoruz. Bu konunun buraya kadar gelmesinde en net görüşü sunacak mercilerin, bu insanların olacağını anlatmaya çalışıyoruz. Tabii bu şikayetleri gündeme taşıyanların, adli geçmişi veya ne kadar bu mesleki süreci tanıdığı da altı çizilecek ayrı bir tartışma konusu.

Zabıt katibi için resmi yazı ile bildirilen ‘’klavye uygulaması’’ başlıklı bildiri şu şekilde başlıyor; ‘’Adalet ve yargı alanındaki hizmetlerin etkili ve verimli bir şekilde sunulması ile kalite ve standartların yükseltilmesi, yargıya güvenin artırılması için personelimizin yeterli donanıma sahip olması Yargı Reformu Stratejisi ve Bakanlık Stratejik Planının temel amaç ve hedefleri arasında yer almaktadır’’ Resmi yazının sadece bu paragrafını incelediğimizde yapılan haksızlık su götürmez bir gerçek. Şöyle ki, eğer ihtiyaç kalitenin ve standartların yükseltilmesi ise, bunun tek yolu geliştirici ve tamamlayıcı eğitimlerdir. Bunun da ilgili birimler tarafından dönemsel olarak yapılması, hizmet içi eğitimin bir gereğidir ve buna kimsenin itirazı olmayacaktır. Aksine, bu eğitimlere muhatap olan personelin de eğitimlerden alacağı katkıyı teşvik edici bir yol olacaktır. Yazının diğer önemli noktası ise, ‘’yargıya güvenin arttırılması’’ hususu. Yani zabıt katibi klavyeyi hızlı kullanırsa yargıya güven sağlanmış olacak sonucu ortaya çıkıyor. Ya da bir başka yönden ifade edecek olursak; yargıya güvende bir sarsılma olduysa bu zabıt katiplerinin yüzünden sonucu gibi bir tanım ortaya çıkıyor.

Rresmi yazı ile ilgili bir diğer önemli nokta ise, sınav sonucunda nasıl bir süreç işleyeceği belirtilmemiştir. Zabıt katibi olarak hali hazırda görevli olan personelin de öğrenmek istediği konu ve itirazları da bu yönde. Kaldı ki sadece bir sınav uygulaması için bildirisi yayınlanan bu yazı için klavye ve bilgisayar kullanım şartları da belirleyici bir unsur değil. Çünkü zabıt katibi olarak memurluğa alınma şartı olan klavye sınavı, her zabıt katibinin yaşamış olduğu bir süreç değil. Çünkü bu sınav uygulaması yokken zabıt katipliği görevine başlayıp hala bu görevde çalışan personel var. İşe alınırken uygulanmamış bir sınavın, personelin çalışırken uygulanması bu kapsamdaki personelleri oldukça şaşırtmış ve rahatsız etmiş bir durum haline gelmiştir.

Zabıt katipliği, oldukça önemli ve ihtiyaç duyulan bir meslek. Bu mesleğin en iyi şekilde icra edilmesi bu görevde çalışan her personelin amacı olmalı. Zabıt katibi olarak bu meslekte hakkaniyetli kararlar verilmesi gerekmektedir. Böyle bir sınav sonucunda, sınavdaki asgari sonucu elde edemeyen bir personelin, başka bir göreve verilmesi, yoğun mesai, dikkat harcayan ve işini hakkıyla yapan bir personele yapılacak bir haksızlıktır. Sınav ile sonuca varıp görev değişikliğine gitmek, sınavı geçemeyene bir ödül olacağı kanaatinde zabıt katiplerinin. Çünkü yukarıda bahsettiğimiz gibi, konunun içeriğini ve vaziyetini en iyi onlar biliyorlar. Zabıt katiplerinin savunduğu bir başka konu ise, bu yeterliliğe sahip olmayan kişilerin zabıt katipliğinden uzaklaştırılmak yerine, aksine daha yoğun katiplik işinin olduğu birimlerde çalıştırılması gerektiğidir. Yani ‘’personel bu konuda yeterli değilse, yoğunluğun merkezinde çalışmalı ve böylece bu meslekte pişirilmeli’’ düşüncesindeler. Böylece ‘’kalite ve standartların yükseltilmesi’’ hususu daha fazla anlam kazanacaktır. Bu şekliyle, zabıt katipleri ‘’yargıya güvenin arttırılması’’ konusunda, zabıt katipleri, adli çalışanlar olarak ‘’çalıştıkları devlet kurumuna güvenlerinin arttığını’’ görmek istiyorlar.

Zabıt katiplerinin bu önerisi oldukça dikkate alınmalı. Kendilerini yeterli gören personeller zaten bunu sınavda her halükarda gösterecektir. Fakat kendisi başarılı olurken, sınavda başarısız olanların, yoğunluğu az işlerde çalışması, kendilerine yapılacak bir haksızlık olarak düşünmekteler. Başarısız olan, ısrarla eğitilmeli, zabıt katipliğinde daha fazla çalışmalı, devamlı takip edilerek bu mesleğin sadece klavye ile yazı yazma gibi bir şartı verilmemeli, bütün donanımı ile zabıt katibi için ne gerekiyorsa o eğitime tabii olmalıdır. Sınav bir ölçü değildir. Sınavın gereksiz bir uygulama olacağını başta belirtmekle beraber, bu uygulama sonucunda sınavı geçemeyen daha rahat bir mesleki pozisyona alınmamalıdır. Bu çekincelerin son bulduğu bir düzenleme acilen getirilmeli ve sınav kararı kapsamlı olarak tekrar değerlendirilmelidir.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
klavye sınavı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?




  • YORUM
Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim