Hukuk okumak için Vakıf Üniversitesi mi Devlet Üniversitesi mi? | Adaletciler.Net
DGS PUANLARI

Hukuk okumak için Vakıf Üniversitesi mi Devlet Üniversitesi mi?

Hukuk okumak için Vakıf Üniversitesi mi Devlet Üniversitesi mi?

Hukuk okumak için Vakıf Üniversitesi mi Devlet Üniversitesi mi Her yıl girilen Üniversite sınavlarının sonuçları açıklandığında öğrencilerde bir tercih telaşı başlar. Bu öğrencilerden Hukuk bölümünü tercih etmek isteyenler içinse aralarında kararsız kalacakları iki seçenek vardır. Hukuk bölümünü Devlet Üniversitesinde mi okumalıdır yoksa Vakıf Üniversitesinde mi okumalıdır.
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki hangi Üniversite olursa olsun önemli olan kişinin sergilediği performansıdır. Özellikle eğer avukat olunacaksa; meslek doğası gereği bağımsız çalışmayı gerektirdiğinden, çevresi olan kimsenin eli güçlüdür. Avukatlık kişinin şahsıyla doğrudan ilişkili bir meslektir ve bir Hukukçu için meslek okul bittikten sonra başlar. Bunun yanında kişinin hangi okuldan mezun olduğu, bu okulda hangi öğretim elemanlarından ders aldığı, nasıl bir ortalama ile mezun olduğu da oldukça önemlidir. Vakıf Üniversitelerinin de Devlet Üniversitelerinin de kendilerine göre artıları ve eksileri vardır. Tercih yapacak öğrenciler bu artıları ve eksileri kendi durumlarına göre değerlendirmeli ve kendilerine en uygun olanı tercih etmelidirler.
Tercih aşamasında Hukuk seçecek öğrenciler için iki durum söz konusu olabilir. Bunlardan birinci durum öğrencinin puanının yalnızca özel Üniversitelerdeki Hukuku tercih edebilecek derecede olmasıdır. Bu durumda öğrenci ya Vakıf Üniversitesindeki Hukuku tercih edecek yahut başka bir bölüm seçecektir. İkinci durumda ise öğrencinin derecesi hem Vakıf hem de Devlet Üniversiteleri için yeterlidir. Bu durumda öğrenci durumunu göz önünde bulundurarak bir tercih yapar, Vakıf Üniversitelerinin ve Devlet Üniversitelerinin artılarını ve eksilerini göz önünde bulundurarak kendisi için en uygun olanını tercih eder. Kişinin bütün hayatını etkileyecek bu tercih aşamasında Vakıf-Devlet Üniversitesi karşılaştırmasının büyük bir titizlikle yapılması gerekmektedir. Toplumda Vakıf Üniversiteleri açısından bir ön yargı olmakla birlikte gerçek bu yargıdan farklıdır. Zira Vakıf Üniversitelerinin büyük bir bölümü, olanaklarının çokluğundan faydalanarak iyi öğretim görevlilerini çekmekte ve bünyesinde barındırmaktadır; aynı nedenden dolayı iş gücü daha iyi yetişmektedir.
Bu Üniversiteler kalifiye eleman yetiştirme düşüncesindedirler. Zira Vakıf Üniversitelerinin verdikleri mezun sayılarına bakılırsa aynen Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi kolay ders geçme gibi bir durumun söz konusu olamadığı görülmektedir. Örnek olarak TOBB ETÜ ilk mezun verdiği yılda Hukuk bölümünden yalnızca 30 kişiyi mezun etmiştir. Elbette Vakıf Üniversitelerinin bu gibi artıları yalnızca belirli Vakıf Üniversiteleri için geçerli olup, hepsi için ne yazık ki geçerli değildir. Tercih yapacak öğrencinin seçeceği Vakıf Üniversitesi bu durum göz önünde bulundurularak seçilmelidir.
Tüm Vakıf Üniversiteleri için geçerli olan artılar da yok değildir. Örnek olarak sınıf kontenjanının az olmasının sağladığı fayda göz ardı edilemez. Bir karşılaştırma yaparsak TOBB ETÜ’nün Hukuk Bölümü için yıllık olarak aldığı öğrenci sayısı 80 olup, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin yıllık olarak aldığı öğrenci sayısı 800’dür. Bu durum Vakıf Üniversitesi öğrencileri için iki şekilde faydalı olmaktadır. Birincisi dersi daha iyi dinleyebilme ve katılım sağlayabilme, hocayla diyalektte bulunabilme fırsatını sağlamasıdır. İkincisi ise derslerin dışında Hocalara ulaşabilme problemidir Zira Vakıf Üniversitelerinde Hocalar az öğrenci olduğu için her zaman her öğrenci ile ilgilenebilme fırsatı bulunmakta; neden başarısız olunduğu, nasıl başarılı olunabileceği gibi problemleri ile şahsen ilgilenme fırsatı bulunmaktadır. Ancak Devlet Üniversitelerinde öğretim elemanlarının 800 öğrenci ile birden ilgilenme imkanı ne yazık ki bulunmamaktadır.
Vakıf Üniversitelerinin başka bir artısı, öğrencilerin burada öğrenim gördükleri süreç içerisinde siyasetten bir nebze yalıtılmış olmalarıdır. Zira Devlet Üniversitelerinde siyasetin öğrenim sürecine daha fazla karıştığı göz ardı edilemeyecek bir gerçektir. Bu durum öğrencilerin Üniversite içerisinde bulundukları atmosferi etkilemekle kalmayıp; iş hayatlarında da, zamanında yaptıkları tercihler ve söyledikleri sözler olarak gelip kendilerini bulmaktadır. Vakıf Üniversitelerinin artı olarak sayabileceğimiz bir başka ayrıcalıkları verdikleri yabancı dil eğitimidir. Özellikle avukatlık mesleğinde yabancı dil bilenlerin elde ettikleri büyük ayrıcalığın yadsınamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Tekrar karşılaştırma yapacak olursak; TOBB ETÜ’de mezun olabilmek için yalnızca ingilizce bilmek yeterli görülmeyip, artı olarak ikinci bir yabancı dilin öğrenilmesi zorunludur. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde ise isteyen öğrenciler hazırlık okuyabilmekte ancak talebin bulunmaması nedeniyle verilen eğitim seviyesinin öğrenciye pek yardımcı olamayacağı açıktır. Yabancı dilin önemi yalnızca avukatlık için değil Hakimlik mesleği için de oldukça önemlidir.
Bu durumu açıklamak için şu örneği verelim: İngiltere’de Hakimlik çok önemli bir meslektir. Hiç kimse Hakimin işine karışamaz ve Hakimi ayağına çağıramaz. Hakimlerin kredisi sınırsız çek defterleri vardır, maaşlarını buradan temin ederler. Türkiye Cumhuriyetinin bir Hakiminin yaşadığın acı bir olay şöyle: Hakimimiz İngiltere’de bir doktora gidiyor. Yanındaki arkadaşı fazla rahat bir biçimde oturan doktora Hakimimizi tanıttığında, doktor hemen toparlanıp saygılı bir hale geçiyor. Ancak Hakimimizin İngilizce bilmediği ortaya çıktığında orada bulunan doktor Hakimimizin arkadaşına ‘’İlahi sen de beni bu adamın Hakim olduğunu inandırdın yani.’’ diyerek dalga geçiyor. Yaşanan bu acı olay yabancı dil eğitiminin Hakimlik mesleği için bile olsa ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır Bu nedenle tercih edilecek Üniversitenin hazırlık eğitimi; göz ardı edilemeyecek, önemli bir unsur haline gelmektedir.
Vakıf Üniversitelerinin dördüncü olarak sayabileceğimiz artısı, staj imkanlarıdır. Zira Vakıf Üniversiteleri yurt dışında bile staj yapma imkanı sağladığından ve yurt içinde yapılacak stajlar için bizzat Üniversite olarak kendisi yer bulduğundan Devlet Üniversitelerinden bir adım öne geçmektedir Hatta ortalaması iyi olan öğrencilerin uçak parası gibi birçok masrafını Üniversite bünyesinde kendisi karşılamaktadır. Devlet Üniversitelerin de böyle bir imkan bulunmamasının yanında yurt içinde dahi makul bir staj yapma yeri bulmak oldukça zordur. Vakıf Üniversitelerinin staj için gönderdikleri bürolardan birçok öğrenci mezun olduktan sonra iş teklifi almakta ve orada çalışmaya devam etmektedir.
Vakıf Üniversitelerinin, özellikle başarılı öğrencileri çekmek için uyguladıkları politikalar da, artıları olarak sayılabilir. Örnek verecek olursak; Başbakanlık bursundan ayrı olarak, ilk 100 e girmiş öğrencilere TOBB ETÜ 2 milyar burs vermektedir.Ayrıca bu öğrenciler, bu Üniversitenin yurdunda ücretsiz olarak kalabilmektedirler. Vakıf Üniversitelerinde kurulan Hukuk topluluklarının düzenledikleri etkinlikler de bir tercih sebebidir. Bu sayılanlar Vakıf Üniversitelerinin tercih sebebi olup birtakım ön yargıları da yıkmaktadırlar. Zira hangi Vakıf Üniversitesi tercih edilirse edilsin, hiçbir şekilde parayla yahut hocayla iyi geçinerek ders geçilemeyeceği akılda tutulmalıdır.
Devlet Üniversitelerinin de, onları Vakıf Üniversitelerinden ayıran pozitif yönleri vardır. Bunlardan en önemlisi okula verilecek ücrettir.

Bu ücret hesaplanırken bir Hukuk Fakültesinin dört yılda bitmesinin oldukça güç olduğunun da akılda tutulması gerekmektedir. Birçok öğrenci Devlet’ten tuttuğu halde özel Üniversite’ye aynı bölüm için para vermek istemez. Ayrıyeten okul adına ayrılan bütçe için yalnızca okula yatırılacak paranın hesaplanması yeterli olmayıp, okul içinde eğitim süreci boyunca harcanacak paranın da hesaplanması gerekmektedir. Okul içerisinde harcanan paranın Devlet Üniversitesinden Vakıf Üniversitesi’ne ne kadar fark ettiğini belirtmek için şu örneği ele alalım: Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okul bünyesinde bir kantin ve bir yemekhane bulunmaktadır. Yemekhanede yenilen bir öğle yemeğinin ücreti 2 lira 25 kuruştur. TOBB ETÜ’deyse okul bünyesinde iki restoran, bir market, bir kafe bulunmaktadır. Bir restoranda öğle yemeği yemek için on beş lirayı gözden çıkarmak gerekmektedir. Bunun yerine daha uygun bir miktarla öğrenci öğle yemeği yemek isterse, kafeden alacağı bir sandviç 6 lira ila 10 lira arasında değişmektedir. Bunlara artı olarak TOBB ETÜ’nün içerisinde bir kuaför ve bir kırtasiye bulunmaktadır. Bu örnek göz önüne alındığında okul için ayrılacak olan bütçenin miktarı öğrenciyi ve aileleri zor durumda bırakabilir.
Devlet Üniversitelerinin Vakıf Üniversitelerine attığı fark şu noktada da göz önüne çıkmaktadır: 2001 krizinde 1 dolar 0.80 den 1.80 e fırladı ve bu Özel Üniversitelerin kayıt yenileme döneminde gerçekleşti. Birçok öğrenci Üniversite’ye başlarken ödeyebileceği bir miktar olan okul ücretinin bu ani fırlama ile kendilerini zor durumda bıraktığını gördüler. Bu durum gibi öngörülemeyen ekonomik dalgalanmaların da göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Devlet Üniversitelerinin başka bir artısı bu Üniversitelerden mezun olan öğrencilerin kazandıklarının bileklerinin hakkı olduğu apaçık ortadadır, ancak isim veremeyeceğimiz bazı Vakıf Üniversitelerinden mezun olan öğrencilerin Hukuk camiasınca Hukukçu olarak nitelendirilebilecek durumda olmadıkları düşünülmektedir. Vakıf Üniversitelerinde böyle bir durumunla karşılaşılabilecekken Devlet Üniversitelerinde söz konusu olmayacak bir durumdur.
Kişinin Üniversite tercihi ister Vakıf Üniversitesinden yana olsun ister, Devlet Üniversitesinden yana olsun; her halükarda seçilecek olan Üniversitenin akademik kadrosu tek tek incelenmelidir. Kolay ders geçiren Üniversiteler tercih edilmemelidir. Zira öğrenmeden geçilen dersler meslek hayatında kişinin ayağına takılan engeller olacaklardır. Genel olarak bakıldığında Devlet Üniversitesinde okuyanların Vakıf Üniversitesinde okuyanları ve Vakıf’ta okuyanların Devlet Üniversitesinde okuyanları saydığımız artılar nedeniyle küçük gördükleri görülebilmektedir. Ancak her ikisinin de kendine göre artıları olduğu unutulmamalıdır. Zira Vakıf Üniversitesinin sınıf kontenjanın az olması, siyasetten daha yalıtımlı olması, yabancı dil eğitimi vermesi, staj konusunda kolaylık sağlaması, eğer öğrenci başarılıysa burs vermesi ve yurt sağlaması ve Üniversite içerisinde yapılan etkinlikler gibi artıları varken; Devlet Üniversitesinin de bütçede kolaylık sağlaması, oradan mezun olan öğrencinin bileğinin hakkıyla orayı kazandığının bilinen bir şey olması gibi artıları vardır. Tercih yapacak kişi mezun olduktan sonra seçeceği meslek hakkında şimdiden bir fikir sahibi ise, buna göre de tercih yapılabilir. Zira Üniversitelerin seçmeli derslerine bakıldığında Devlet Üniversitelerinde daha çok kamuya yönelik seçmeli derslerin bulunduğu ve genellikle Hakim ve Savcıların Devlet Üniversitelerinden çıktıkları, Vakıf Üniversitelerine bakıldığında ise seçmeli ders olarak daha çok yabancı dilin kullanılabileceği derslerin verildiği ve Özel Hukuk alanında kamuya oranla daha çok dersin verildiği; ayrıyeten buralardan mezun olanların avukatlığı, Hakimlik ve Savcılığa kıyasla daha çok tercih ettikleri görülmektedir.
Hangi Üniversite seçilirse seçilsin öğrenim süresince öğretim elemanlarından ziyade konular, kitaplardan öğrenilecektir. Bu nedenle büyük bir bütçe kitaplara ayrılmak durumunda olunacaktır. Üniversite’de daha çok teorik bilgiler öğrenilir, meslek hayatına başlandığında ise mezunların her biri, tabiri yerindeyse birer ‘’çaylak’’ olacaklardır. Zira uygulama teoriden farklı yürümektedir. Bunları artı olarak tercih yapacak öğrencilerin ortak eğitim gibi unsurları her Üniversite için ayrı ayrı araştırmaları gerekmektedir. Bunun önemini açıklamak için şu örneği verelim: TOBB ETÜ’de yaz ayları da dahil olmak üzere yılda 3 dönem ders yapılmaktadır ve ikinci sınıftan itibaren her yıl 1 dönem olmak üzere okulun bulduğu bir büroda yahut öğrencinin ortalaması ise Yargıtay, Danıştay gibi yerlerde staj yapılmaktadır.
Yıl içinde çok az tatili olan TOBB ETÜ’de yüzde 80 devam zorunluluğu vardır. Bir Devlet Üniversitesi olan Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde ise devam zorunluluğu bulunmamaktadır. Genel kanı Hukuk Fakülteleri’ne devam zorunluluğu bulunmayacağı yönündeydi.Halbuki uygulama her Üniversite’de büyük değişiklik gösterebilmektedir. Bu sebeple tercih yapacak öğrencinin Devlet ve Vakıf Üniversitesi ayrımında bir karara vardıktan sonra tercih etmeyi düşündüğü Üniversiteleri ayrıyeten incelemeleri ve araştırmaları gerekmektedir.
Hukuk öğrenimi, kişinin kendi çabasına ve kitaplarla arasının iyi olmasına bağlıdır. Derslerini hangi Fakülte’den alırsa alsın, mezun olduktan sonra göstereceği başarı tamamen kendi kişisel potansiyeli ile alakalıdır. Bu nedenle tercih yapacak öğrenci, öğretimi vasat bir Vakıf Üniversite seçmediği sürece, Üniversite’de göstereceği performans ile öğrendiği bilgileri oranında meslek hayatında başarılı bir Hukukçu olabilecektir.

Adaletciler.Net

Hukuk Fakültesi Taban Puanları 2015 2016

Özel Hukuk Fakültesi Ücretleri 2015-2016

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YORUM
Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim DMCA.com Protection Status