İDARİ YARGI 5. ÜNİTE | Adaletciler.Net
DGS PUANLARI

İDARİ YARGI 5. ÜNİTE

İDARİ YARGI 5. ÜNİTE

İdari yargıda davalar iptal ve tam yargı davaları olmak üzere iki başlık altında incelenmektedir. İYUK’da iptal davası, tam yargı davası ve sözleşme davaları olmak üzere üç tür dava öngörülmüşse de idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar iptal veya tam yargı davası olarak şekillendiğinden sözleşmeden doğan davalar ayrı bir dava türünü oluşturmamaktadır.
İptal davası, idari işlemlerin hukuka aykırılıkları sebebiyle, yapıldıkları andan itibaren hükümsüz
kılınmalarını sağlayan idari bir dava türüdür. Bu tanımdan hareketle iptal davasının ilk özelliği, mahkemelerce verilen iptal kararının, dava konusu işlemi ilk yapıldığı andan itibaren ortadan kaldıracak şekilde sonuç doğurmasıdır
iptal edilen işlem kendiliğinden ortadan kalkmaz işlemin ortadan kalkması için idarenin yargı kararı doğrultusunda işlem yapması gerekmektedir. Bu ise idari yargının etkinliğini azaltmaktadır
Bir diger özellik ise kişisel menfaatleri korumak için değil idarenin kalite ve güvenini korumak için işlem yapılmasıdır.
İDARİ DAVA TÜRLERİ
a.İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları,
b. İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam
yargı davaları,
c. Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu
hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü sözleşmelerden dolayı taraflar arasında
çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.
___ idari yargıdaki dava türleri iptal davası, tam yargı davası ve sözleşme davalarıdır. İdari işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, iki davanın birden açılması ya da önce iptal sonra tam yargı davası açılması mümkün olmaktadır.
idari cezalara karşı idari yargıya itiraz edilmesi öngörülmektedir.Para cevzalarına 7 gün içinde itiraz edilir.
İtiraz yolunun yasada düzenlenmiş bir dava türü olmaması sebebiyle, dava süresi kısıtlı bir iptal davası olarak nitelendirilmesi gerekmektedir. İdare mahkemeleri, itirazları iptal davaları için öngörülen usul
doğrultusunda çözümlemeli; karar süresini ve başvuru süresini kısaltan; üst yargı yolunu kapatan hükümlerin ise Anayasa’ya aykırılığı sebebiyle iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmalıdırlar.
İPTAL DAVLARIN ÖZELLİKLERİ
èİptal davaları, kişilerin kendi yararlarına sonuç almalarını amaçlamakla birlikte genelde hukuka uygunluğu sağlayarak kamu yararını gerçekleştirir
èİdare, özel hukuk kişilerinin sahip olduğu yetkilerin dışında ve üstünde birçok yetkilere sahiptir.
èidarî işlemler yasallık karinesinden yararlanır ve bu karine gereği, idarî işlemlerin yerindeliği ve hukuka uygun olduğu varsayılır.
èİdarî davalar, idarenin işlem ve eylemlerinin hukuka uygunluğunun yargısal yolla denetlenmesi, kamu hizmetlerinin hukuk kurallarına ve hizmetin gereklerine uygun biçimde yapılmasının sağlanması, kamu hizmetlerinin getirdiği yarar ve zararların bireyler üzerindeki etkilerinin adaletli bir surette dengelenmesi için vatandaşlara tanınmış bir haktır
èidarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar
èİptal davalarının bir diğer özelliği, mahkemenin verdiği iptal kararının, dava konusu işlemi, ilk yapıldığı andan itibaren ortadan kaldıracak şekilde sonuç doğurmasıdır
DAVA KONUSU İŞLEM
İdari işlemlerin hukuka aykırı olduklarından dolayı, iptalleri için dava açılabilmesinin ilk koşulu, ortada
dava konusu edilebilir bir işlem bulunmasıdır. İptal davası, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işleme karşı açılabilir. “Bir idari işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu sayılabilmesi, hukuk düzeninde varlık kazanabilmesi için gerekli prosedürün son aşamasını geçirmiş bulunmasına, başka bir idari makamın onayına ihtiyaç göstermeksizin hukuk düzeninde değişikliler meydana getirmesine, diğer bir ifadeyle, idare edilenlerin hukukunu herhangi bir şekilde etkilemesine bağlıdır.”
İdarenin birtakım işlemleri, ilgililerin hukuki durumlarında değişiklik yaratmazlar. Etkisiz işlemler
olarak da adlandırılan bu işlemler, niyet açıklama, görüş bildirme, tavsiyede bulunma, danışma işlemleridir. Çoğu kez idarenin iç işleyişine yönelik olan hazırlık işlemleri de hukuk âleminde değişiklik yaratmazlar.
DAVACI
İdari işlemlere karşı iptal davası açılabilmesi için davacının, fiil ehliyetine sahip olması gereklidir. Fiil ehliyetine sahip olmayanlar kanuni temsilcileri aracılığıyla dava açabilirler. İdari yargı uygulamasında menfaat, dava konusu edilen işlem ile dava açmak isteyen arasında kurulabilen güncel, meşru, ciddi ve makul ilişki olarak yorumlanmaktadır.
Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış; vergi mahkemelerinde otuz gündür. İşlemin düzenlendiği yasada
farklı bir süre öngörülmüşse, dava bu süre içinde açılmalıdır. Örneğin Kamulaştırma Kanunu’na göre dava açma süresi otuz gündür.
Maddelerinde düzenlenen dava açma süresi, idari işlemin yazılı bildirimden itibaren başlar. Vergi resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günde itibaren başlar.
èAdresi belli olmayan durumlarda ise on beş gündür.
Tatil günleri sürelere dâhildir.Son günü tatil gününe rastlarsa, süre, tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar.
İlgililere dava açmazdan önce, idari dava açma süresi içinde işlemi yapan makamın üstüne, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makama başvurarak, işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasını isteme imkânı tanınmıştır
èYasa, yapılan başvurunun altmış gün içinde cevaplanmaması halinde isteğin reddedilmiş ayılacağını
hükme bağlamıştır.
ÖZEL DÜZENLEMELER
Eğer “edilebilir”, “yapılabilir”…vs. gibi ilgililerin takdirine bırakan ifadeler var ise idari başvuru zorunlu değildir. Buna karşın, “edilir”, “etmek zorundadırlar” …gibi zorunluluk gösteren kavramların kullanılması.
İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez.
Danıştay’da Görülen Davalar
Bakanlar Kurulu kararlarına; Başbakanlık, bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının
müsteşarlarıyla ilgili müşterek kararnamelere; Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici
işlemlere; Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine
uygulanan eylem ve işlemlere; Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile bu Kurulun görev
alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine işlemlerine karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları.
b. Birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere,
c. Tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden
doğan idari davaları karara bağlar.
d. Ayrıca çeşitli yasalarla da Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak çözümleyeceği uyuşmazlıklar düzenlenebilir.
Bu genel yetki kuralının istisnaları ise şunlardır:
a. Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni ve eski görev yeri idare mahkemesidir.
b. Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir.
c. Kamu görevlilerinin göörevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile
bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda
yetkili mahkeme, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir
İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın
uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda
yetkili mahkeme, taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir.
e. Köy, belediye ve özel idareleri ilgilendiren mevzuatın uygulanmasına ilişkin davalarla sınır
uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, mülki idari birimin, köy, belediye veya mahallenin bulunduğu yahut yeni bağlandığı yer idare mahkemesidir.
f. Taşınır mallara ilişkin davalarda yetkili mahkeme, taşınır malın bulunduğu yer idare mahkemesidir.
İDARİ YARGIDA GÖREV UYUŞMAZLIGI
İdare ve vergi mahkemeleri, idari yargının görev alanına giren bir davada görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle davanın reddine karar verirlerse dosyayı Danıştay’a veya görevli ve yetkili idare veya vergi mahkemesine gönderirler.
-Görevsizlik sebebiyle gönderilen dosyalarda Danıştay, davayı görevi içinde görmezse dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir.
-Görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle dosyanın gönderildiği mahkeme kendisini görevsiz veya yetkisiz gördüğü takdirde, söz konusu mahkeme ile ilk görevsizlik veya yetkisizlik kararını veren mahkeme aynı bölge idare mahkemesinin yargı çevresinde ise, uyuşmazlık bölge idare mahkemesince, aksi halde Danıştay’ca çözümlenir
-Görev ve yetki uyuşmazlıklarında Danıştay ve bölge idare mahkemesince verilen kararlar ilgili mahkemelere bildirilir ve bu husus taraflara tebliğ olunur
-Yukarıdaki kurallara göre, Danıştay ile idare ve vergi mahkemeleri arasında görev konusunda uyuşmazlık çıktığında Danıştay tarafından dosyanın gönderildiği mahkeme davayı görmek zorundadır.
Dava dosyaları, tarafların veya mahkemelerin istemi üzerine merci tayini için:
a) Uyuşmazlığın aynı yargı çevresindeki mahkeme veya mahkemeler arasında çıkması
halinde, o yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine,
b) Diğer hallerde Danıştay’a gönderilmesini hükme bağlamıştır. Dosyanın gönderildiği bölge idare mahkemesi veya Danıştay, görevli ve yetkili mahkemeyi kararlaştıracaktır. Danıştay ve bölge idare mahkemesinin bu konuda vereceği kararlar kesindir.
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI
İdari işlemlerin hukuka uygunluk karinesinden yararlanmalarının önemli bir sonucu, işlemlere karşı dava açılmasının, işlemin uygulanmasını durdurmamasıdır. Dava konusu işlemin uygulanmaması için, idari yargı mercii tarafından, yürütmenin durdurulması kararı verilmesi gereklidir.
==yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için: a) İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması, b) İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Danıştay ve idare mahkemeleri, davalı idarenin
savunmasını aldıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulması
karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan
sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabiliryürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için:
a) İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması, b) İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Danıştay ve idare mahkemeleri, davalı idarenin savunmasını aldıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulması karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir
Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı itiraz yolu da kanunda düzenlemiştir.
Danıştay dava dairelerinin kararlarına karşı İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına; bölge idare mahkemeleri kararlarına ise en yakın bölge idare mahkemesine; idare ve vergi mahkemeleri ile tek hâkim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine; çalışmaya ara verme süresi içinde ise idare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararlara en yakın nöbetçi mahkemeye veya kararı veren hâkimin katılmadığı nöbetçi mahkemeye bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz süresi kararın tebli-ğini izleyen günden itibaren yedi gündür. İtiraz edilen merciler dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
TAM YARGI DAVALARI
“İdari eylem veya işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar” olarak tanımlanmıştır.
Doktrinde, özel hukuktaki edim davasına benzetilen ve hakkın tazmin ve telafisine karar verileceği
belirtilen tam yargı davaları, uygulamada, idari işlem ve eylemlerden kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmin edildiği tazminat davaları olarak görülmektedir
*tam yargı davası, idari eylem veya işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılabilecektir.
*Hak, geniş anlamda, fertlere, hukuk kuralları tarafından, diğer kişilerin davranışları veya mallar üzerinde tanınan yetkilerdir. Hak kavramı, hukuk kurallarının tanıdığı menfaatler olarak da tanımlanmaktadır.
NOT; tebliğini izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresinde dava açabilirler. İlgilinin önce iptal davası açarak, iptal davasının karara bağlanmasından sonra tam yargı davası açmayı tercih etmesi halinde, iptal davasıyla ilgili kararın tebliğinden itibaren, 60 günlük sürede idareye başvurma hakkı saklıdır. İptal davasının neticesinin tebliğinden itibaren ilgililer zararlarının tazmini için idareye başvurabilirler.
èiptal davasının reddedilmiş olması, idarenin sorumluluğunu kaldırmaz. Eğer, somut olayda, idarenin kusurlu veya kusursuz sorumluluğu söz konusu edilebiliyorsa, tam yargı davası açılabilir.
èİdare ruhsat vermemesi gereken yere ruhsat verdiği için kusurludur veya
halkın rahat geçişinin sağlanması için yapılan işlemde, kamu külfetlerinde eşitlik esası gereğince kusursuz sorumluluk söz konusu edilebilecektir.
idari eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak zararın tazminini istemek gerekmektedir. İdarenin talebi kısmen veya tamamen reddetmesi üzerine, ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren dava süresi olan altmış gün içinde dava açılmalıdır
İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme:
a. Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili,
b. Zarar bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer,
c. Diğer hallerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer, idare mahkemesidir

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YORUM
Eğitim ve Ögretim Adaletciler.Net DMCA.com Protection Status