İDARİ YARGI 7. ÜNİTE

İDARİ YARGI 7. ÜNİTE

İlk derece mahkemelerince verilen kararların üst mahkemelerde denetimi kanun yolu olarak adlandırılmaktadır. İdari Yargılama Usulü Kanunu, mahkeme kararlarına karşı, itiraz ve temyiz yollarını düzenlemiştir. Ayrıca temyiz ve itiraz aşamasında kararın düzeltilmesi ile bazı koşulların gerçekleşmesi halinde yargılamanın yenilenmesi kanun yolları da mevcuttur.
Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar yeterince açık değilse yahut birbirine aykırı hüküm fıkralarını taşıyorsa, taraflardan her biri kararın açıklanmasını veya aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
!!!!Açıklama dilekçeleri, kararı veren mahkemeye ve karşı taraf sayısından bir nüsha fazla verilmelidir.
Kararı vermiş olan mahkeme, başvuru dilekçesindeki iddiayı inceler ve dilekçenin bir örneğini, belirleyeceği süre içinde cevap vermek üzere, karşı tarafa tebliğ eder.Verdiği cevap, açıklama veya aykırılığın kaldırılmasını isteyen tarafa gönderilmektedir, ancak iddia sahibinin bu cevaba karşı bir cevap vermesi söz konusu değildir
Yanlışlıkların Düzeltilmesi
Kararı veren mahkemeye yapılabilecek bir diğer başvuru ise karardaki yanlışlıkların düzeltilmesi
baş vuru sudur. Mahkeme yanlışlıkların düzeltilmesine karar verirse, düzeltme mahkeme kararının (ilamın) altına yazılmaktadır.
MAHKEME KARARLARININ ÜST MAHKEMEDE DENETİMİ
Bir davada mahkemenin verdiği kararın haksız, hukuka aykırı olduğunu düşünen tarafa, kararın bir üst derece mahkemesinde incelenmesi imkânını veren hukuki yol, kanun yolu olarak adlandırılmaktadır. Çünkü genellikle aleyhine karar verilen taraf hukukun isabetli uygulanmadığını düşünmektedir.
hâkimlerin önlerine gelen uyuşmazlığı çözerken yanılmaları, hata yapmaları ihtimali de
mevcuttur. İnsanların hukuk kurallarını, maddi olayları anlamak, yorumlamak ve uygulamak konusunda yanılma ihtimalleri olduğuna göre, uyuşmazlığın bir üst mahkeme süzgecinden geçmesi, yargılama faaliyetinde hata yapılması ihtimalini azaltacaktır.
Üst mahkeme denetimi, uygulamada birliği sağlayan önemli bir araçtır. Anayasa Mahkemesi’ne göre: “ Sosyal açıdan adaletin en önemli gereklerinden birisi, belli olaylara belli hükümlerin tek anlamda olmak üzere uygulanmasıdır. aynı nitelikteki olaylara başka başka hükümlerin ya da aynı hükmün başka başka biçimlerde uygulanması,
doğrudan doğruya adalet duygusunu incitici ve yurttaşların devlete karşı güvenini azaltıcı ve yerine göre
temelden sarsıcı bir etki doğurmaktadır.” Bu sakıncayı önlemek için Anayasa, üst mahkemelere hukuk
alanında birliği sağlama görevini vermiştir.
İTİRAZ
İdari Yargılama Usulü Kanunu, mahkeme kararlarına karşı, itiraz ve temyiz yollarını düzenlemiştir.
Ayrıca temyiz ve itiraz aşamasında kararın düzeltilmesi ile bazı koşulların gerçekleşmesi halinde Yargı lamanın yenilenmesi adlı kanun yolları da mevcuttur. kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir.
İtiraz yoluna başvurulabilecek kararlar şunlardır:
İdare ve vergi mahkemelerinin;
•İlk ve orta öğretim öğrencilerinin sınıf geçme, not tespiti, kayıt, nakil, ilişik kesme ve disiplin
cezalarına ilişkin işlemler ile yükseköğretim öğrencilerinin sınıf geçme ve notlarının tespitine
ilişkin işlemlerden,
• Valilik, kaymakamlık ve yerel yönetimler ile bakanlıkların ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının taşra teşkilâtındaki yetkili organları tarafından kamu görevlileri hakkında tesis
edilen geçici görevlendirme, ikinci görev, vekaleten atama, görev ve unvan değişikliği içermeyen il içi naklen atama, görevden uzaklaştırma, yolluk, lojman ve izinlerine ilişkin idari işlemlerden,
• Kamu görevlilerine uyarma ve kınama cezası verilmesine ilişkin işlemlerden,
• Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyeleri hakkında verdiği mesleki faaliyeti sona erdirmeyen her türlü disiplin ve sınav işlemlerinden, Asker ailelerine yardım ile ilgili işlemlerden
•Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanunun uygulanmasından, ı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, •Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun
•Tek hakimle verilen kararlar,Bilgi edinme kanunu hakkındaki işlemler
İtiraz yoluna başvurulmuş olması, hâkim, mahkeme kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Danış taytarafından dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi Dü zenlenmiştir.
Bölge idare mahkemeleri, yürütmeyi durdurma istemine ilişkin kararları da itiraz mercii olarak incelediği için, nihai karara yapılan itiraz sırasında aynı konuyu tekrar görüşmesine gerek olmadığı düşünülmüş olabilir.
İtiraz konusunda ;Adli yargıda Yargıtay’ın ağır işyükü nedeniyle, temyiz yoluyla sağlanmak istenen kontrol fonksiyonunun gereği gibi yerine getirememesi, bölge adliye mahkemelerinin kurulmasını gerektirmiştir.
TEMYİZ
Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabilir. İdare ve vergi mahkemelerinin kararları Danıştay dava daireleri; Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararlar ise konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulu’nca incelenmektedir. Temyiz dilek çesinde eksiklik olduğu takdirde, eksikliklerin onbeş gün içinde tamamlatılması hususu, kararı veren Danıştay dairesi veya mahkemece ilgiliye tebliğ olunur. Bu sürede eksiklikler tamamlanmazsa temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verilmektedir.
temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; mahkeme veya Danıştay daire başkanı tarafından verilecek onbeş günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir.
Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde de kararı veren mahkeme, ilk derece mahke mesi olarak davaya bakan Danıştay dairesi, temyiz isteminin reddine karar vermektedir. Mahkemenin veya Danıştay dairesinin bu kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
Temyiz dilekçeleri mahkeme veya Danıştay dairesince karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı taraf tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde cevap verebilir.
Danıştay’da görevli daire veya kurul tarafından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verildikten sonra tebligat bu daire veya kurulca yapılarak dosya tekemmül ettirilir.
temyiz incelemesinde şu hususlara bakılmaktadır:
a. Görev ve yetki dışında bir işe bakılıp bakılmadığı,
b. Mahkeme kararının hukuka uygun olup olmadığı,
c. Usul hükümlerine uyulup uyulmadığı
İlk derece mahkemesi kararı, temyiz mercii tarafından onandığı takdirde, uyuşmazlık kesin olarak
Çözümlenmiş olmaktadır.Kararın bozulması halinde dosya, Danıştay’ca kararı veren mahkemeye gönderilidir.
İlk derece mahkemesi bozma kararı karşısında iki türlü karar verebilmektedir: Uyma veya ısrar
Kanun’un 51.maddesine göre: Bölge idare mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştay’ca ilk derece mahkemesi olarak verilip temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabilir.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ
Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı, yargılamanın yeniden yapılmasını
sağlamak amacıyla düzenlenmiş bir hukuki yoldur.
Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir:
Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple
elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
• Karara esas olarak alınan belgenin sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya
resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi
bulunmamış olması,
• Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,
• Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,
• Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,
• Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,
• Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hâkimin katılmasıyla karar verilmiş olması
Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın
verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması.
• Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla
tespit edilmiş olması
Yargılamanın yenilenmesi isteğinde bulunma süresi, yukarıdaki 8 numaralı sebepler için on yıl;
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı gerekçe gösterilecekse, kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl; diğer sebepler için altmış gündür. Bu süreler, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden
gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanmaktadır.
KARARIN DÜZELTİLMESİ
Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Genel Kurullarının temyiz üzerine Verdikleri kararlar ile bölge idare mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında, bir defaya mahsus olmak üzere kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde taraflarca;
• Kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların, kararda karşılanmamış olması,
• Bir kararda birbirine aykırı hükümler bulunması,
• Kararda usul ve kanuna aykırı hükümler bulunması,
• Hükmün esasını etkileyen belgelerde hile ve sahtekârlığın ortaya çıkmış olması hallerinde
kararın düzeltilmesi istenebilir.
Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Daireleri Genel Kurulları ile bölge idare mahkemeleri,
kararın düzeltilmesi isteminde ileri sürülen sebeplerle bağlıdırlar.

Karar düzeltme istemi yerinde bulunduğu takdirde, ilk karar kaldırılarak, yeniden karar Verilmek tedir. Temyiz incelemesi sırasında verilen ilk kararın isabetli olmadığının kabul edilerek, yeniden karar verilmesi, yargıda istikrarsızlık gibi görülebilir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?




  • YORUM
Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim