İnfaz Hukuku Ünite-12 | Adaletciler.Net-2017-2018 Hukuk Fakültesi Taban Puanları-Dgs Hukuk Puanları

İnfaz Hukuku Ünite-12

Cezanın İnfazına Ara Verilmesi

 

Hukukumuzda infazın ertelenmesinin iki şekli vardır. Birincisi; geri bırakma, diğeri ise ertelemedir. Geri bırakma ve erteleme kurumları içerik olarak da birbirinden fark­lıdır. Bu farklar şu noktalarda toplanabilir:

 

  1. a) İnfazın geri bırakılması hükmü veren hâkim tarafından değil, kesinleşmiş olan hükmün daha sonra ortaya çıkan sebeplerle bir başka hâkim tarafından ertelenmesidir.

 

  1. b) İnfazın geri bırakılması, kesinleşmiş olan hükümler bakımından geçerlidir. Halbuki erteleme henüz hüküm kesinleşmeden verilen mahkumiyet hük­münün hükmü veren hâkim tarafından ertelenmesidir.

 

  1. c) İnfazın geri bırakılması hastalık nedeniyle ya da hükümlünün istemiyle söz konusu olurken, verilmiş ancak henüz kesinleşmemiş olan ertelemenin söz konusu olabilmesi için;

– İşlenen suçtan dolayı verilecek cezanın belli ağırlıkta olması,

 

  • Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum edilmemiş olması,

 

  • Suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir.

 

  1. d) İnfazın geri bırakılması durumunda infazın geri bırakılmasına sebep olan halin ortadan kalkmasıyla geri bırakılan infaz yerine getirilirken, erteleme durumunda deneme süresinin iyi halli geçirilmiş olması halinde ertelenen ceza artık infaz edilemez.

 

İnfazın durması, başlamış olan bir infazın bir süre devam etmemesi, işlememesi anlamına gelir. Durma süresi sona erince, infaz kaldığı yerden devam eder. Durma süresi cezadan sayılmaz.

 

Cezanın İnfazının Geri Bırakılması

 

1- Hastalık Nedeniyle Geri Bırakma

 

  1. a) Geri Bırakmaya Konu Hastalık: Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır. Diğer hastalıklarda cezanın infazına resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş buluna kadınlar hakkında cezanın infazı geri bırakılır.

 

  1. b) Geri Bırakma Usulü: Akıl hastalığına ya da diğer bir hastalığa tutulan hükümlü hakkında geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığı’nca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumu’nca onay­lanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2- Hükümlünün İstemiyle Geri Bırakma

 

  1. a) Hükümlü veya Ailesi İçin Mahkûmiyetin Amacı Dışında Ağır Bir Zarara Neden Olacak Olması Nedeniyle Geri Bırakma

 

Üç yıl ve daha az süreli hapis cezalarının derhal infazının, hükümlü veya ailesi için mahkûmiyetin amacı dışında ağır bir zarara neden olacağı anlaşılırsa, hükümlünün istemi üzerine infazı Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir. Erteleme süresi altı ayı geçemez.

 

  1. b) Cezanın İnfazına Ara Verme

 

Buna göre üç yıl ve daha az süreli hapis cezaları;

  • hükümlünün yüksek öğrenimini bitirebilmesi,
  • ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü,
  • adı geçenlerin sürekli hastalık veya malûllükleri nedeniyle ailenin tarım top­raklarının işlenebilmesinin olanaksız hâle gelmesi veya
  • hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi gibi

zorunlu ve çok ivedi hâllerde, Cumhuriyet Başsavcılığınca altı ayı geçmeyen süre­lerle ara verilerek infaz edilebilir. Ancak bu ara verme iki defadan fazla olamaz.

 

Erteleme

 

İşlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olan kimsenin bu cezasının yerine getirilmesinin belli bir süre geri bırakılmasına erteleme denir.

TCK’da düzenlenen erteleme kurumunun önceki düzenlemelerden bazı yönle­riyle farklılaştığı görülmektedir:

1- Önceki düzenlemelerden farklı olarak yeni TCK sadece hapis cezasının er­telenmesini kabul etmiştir. O halde artık para cezalan ertelenemez. Söz ko­nusu para cezasının hapis cezasından çevrilmiş olup olmamasının herhangi bir önemi bulunmaz. Çünkü uygulamada asıl mahkumiyet, çevrilen adlî pa­ra cezasıdır (TCK m. 50/5).

2- Bunun dışında, önceden ertelemede deneme süresinin olaysız geçirilmiş ol­ması halinde kişi hiç mahkum olmamış sayılırken, Yeni TCK’ya göre ceza çekilmiş sayılır. O halde yeni TCK ertelemeye bağladığı sonuç bakımından eski düzenlemelerden tamamen ayrılmış bulunmaktadır. Böylece erteleme­nin bir tür koşullu af olmaktan çıktığı, bir infaz kurumu haline getirildiği söylenmelidir. Bununla birlikte, getirilen yeni düzenlemenin ertelemenin amacı ile bağdaşmadığı söylenebilir. Gerçekten bu durumda örneğin, hü­küm adlî sicile kaydedilecektir. Yine fail deneme süresini olaysız geçirdikten sonra yeni bir suç işlerse artık cezası bir daha ertelenemeyecektir ve teker­rür hükümleri uygulanabilecektir.

 

 

 

 

 

 

 

Koşulları

İşlenen Suçtan Dolayı Verilecek Cezanın Belli Ağırlıkta Olması

Sadece hapis cezası erte­lenebilir. Ancak, ertelemeye konu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz ya­şını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır.

Daha Önce Kasıtlı Bir Suçtan Dolayı Mahkum Edilmemiş Olmak

Cezanın ertelenebilmesi için failin ya daha önce hiç suç işlememiş olması ya da bir suç işlemiş ise bu suçun kasıtlı bir suç olmaması, kasıtlı bir suç işlemişse de bu suç­tan hükmedilen hapis cezasının 3 aydan fazla olmaması gerekir.

Daha önce hükmedilmiş olan kısa süreli hapis cezasının adlî pa­ra cezasına ya da tedbirlerden birine çevrilmiş olması durumunda da çevrilen adlî para cezası ya da tedbir sonradan hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine en­gel değildir. Çünkü “ Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.”

Koşullu salıverilme ertelemeye engeldir,

Dava zaman zamanaşımı söz konusu ise ortada mahkumiyet bulunmadığından erteleme mümkün olmakla birlikte, artık kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunduğun­dan ceza zamanaşımı ertelemeye engeldir,

Ön ödeme ve uzlaşmanın varlığı halinde de bir mahkumiyet söz konusu olma­dığından erteleme mümkün olmalıdır,

Önceki cezasının ertelenmiş olması ve denetim süresinin iyi halli veya yüküm­lülüklere uygun olarak geçirilmesi durumunda ceza infaz edilmiş sayılacağından artık erteleme mümkün değildir,

Genel af halinde, kamu davası düştüğünden ve hüküm olunan cezalar bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalktığından erteleme mümkündür, Ancak özel af durumunda mahkumiyet var olmaya devam edeceğinden erteleme söz konusu olamaz,

Ülke içinde herhangi bir mahkeme örneğin, askeri mahkeme tarafından verilen hapis cezasının ertelemeye engel olduğu ve fakat yabancı mahkemelerden verilen hükümlerin ertelemeye engel olmayacağı kabul edilir.

Suç İşlemeyeceği Konusunda Mahkemede Bir Kanaatin Oluşması

            Ertelemenin son şartı, kişinin, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdi­ği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir ka­naatin oluşmasıdır.

Yasa koyucu bu konudaki kararın yargılama sürecine katılan ilk derece mahke­mesince verilebilmesini, çünkü yargılama sürecinde gösterilen pişmanlığın ancak onun tarafından saptanabileceğini de vurgulamış olmaktadır, O halde Yargıtay’ın erteleme kararı vermesi mümkün değildir.

 

 

 

Erteleme Kararı

            Erteleme kararının verilebilmesi için bu yönde bir talepte bulunulmasına gerek yoktur. Hakim re’sen ertelemeye karar verebilir. Kararı verecek makam ilk derece mahkemesidir.

Ertelemenin Koşula Bağlanması

            “ Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kuru­munda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hâkim ka­rarıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir(TCK m. 51/2).

 

Ertelemenin Denetime Tabi Tutulması: Denetimli Serbestlik

 

            Cezası ertelenen hükümlüye bir denetim süresi belirlenerek, bu süre içinde bazı yükümlülükleri yerine getirmesi istenebilir ve denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişi görevlendirilebilir. Ancak hüküm sadece bir denetim süresi belirlenmesi bakımından zorunluluk getirmiş ve fakat yüküm­lülük tayini ve özellikle uzman kişi görevlendirilmesi hususunu hâkimin takdirine bırakmıştır.

 

Denetim Süreci

 

            Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. Örneğin, 2 yıl hapis cezasına mahkum olan hükümlünün cezası ertele­nirse en az 2, en fazla 3 yıllık bir denetim süresi belirlenecektir. Bu durumda de­netim süresinin üç yılı aşmamak koşuluyla, hüküm olunan hapis cezasının süresin­den fazla olabilmesi mümkündür.

 

Denetim Süresince Öngörülebilecek Yükümlülükler

Buna göre hapis cezası ertelenen hükümlünün denetim süresi içinde;

  1. Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,

 

  1. Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında üc­ret karşılığında çalıştırılmasına,

 

  1. On sekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinme­lerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eği­tim kurumuna devam etmesine karar verilebilir.

 

Bu yükümlülüklere mahkemece karar verilmesi zorunlu değildir.

 

 

 

 

 

 

 

Uzman Kişinin Görevlendirilmesi ve Görevleri

 

Kanun bu kişiye bazı görevler yüklemiştir. Buna göre uzman;

 

  • Kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sür­mesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur;

 

  • Eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur;

 

  • Hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki geliş­me hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime verir.

 

Ertelemenin Sonucu

            Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ce­za infaz edilmiş sayılır (TCK m.51/8) . Bu sonuç için mahkemenin ayrıca bir karar vermesine gerek bulunmaz. Erteleme kararı adlî sicile kaydolunur (5352 sayılı Ka­nun m.4 b).

Ertelemenin Düşmesi

            Erteleme iki şekilde düşer.

1- Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya

2- Kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi.

Koşullu Salıverilme

Koşullu salıverilme, cezasını çekmekte olan hükümlünün ceza süresi dolmadan serbest bırakılmasını ifade etmektedir. Salıvermenin koşullu olmasının sebebi hü­kümlünün kalan ceza süresi içinde suç işlememesi, bazı yükümlülüklere uyması şartıdır.

 

Koşulları

 

Hükmedilmiş Cezanın Bir Süre Çekilmiş Olması

 

Birden fazla mahkumiyetin bulunması halinde, koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre;

 

  1. Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müeb­bet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuz altı,

 

  1. Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuz,

 

  1. Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmi­yet hâlinde en fazla otuz altı,

 

  1. Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz,
  2. Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla yirmi sekiz yıldır.

 

İyi Hal

 

Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.

 

Koşullu Salıvermeye Karar Verecek Mahkeme

 

            Koşullu salıverilmeye hükmü veren mahkeme karar verir.

 

Denetim Süresi- Denetimli Serbestlik

 

Koşullu salıverilen kişi;

 

1- Denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulabilir,

 

2- Belli yükümlülükleri yerine getirmeye tâbi tutulabilir,

 

3- Hem denetimli serbestliğe ve hem de belli yükümlülükleri yerine getirmeye tabi tutulabilir,

 

4- Ne denetimli serbestliğe ne de belli yükümlülükleri yerine getirmeye tâbi tutulmayabilir,

 

5-Nihayet uygulanan denetimli serbestlik ya da getirilen yükümlülükler dene­tim süresi içinde kaldırılabilir,

 

Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkrala­ra göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Örneğin, 9 yıl hapis cezasına mahkum edilen bir kişinin cezaevinde geçirmesi gereken süre 6 yıl­dır. O halde denetim süresi bu hükümlü bakımından 3 yıl olacaktır. Diğer bir de­yişle, süreli hapis cezalarında geri kalan ceza miktarı denetim süresini oluşturur.

 

Koşullu Salıvermenin Geri Alınması

 

Geri Almayı Gerektiren Haller

 

         Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren ka­sıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır (CGTİHK m. 107/12).

 

Geri Alınmanın Sonucu

 

         Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün;

 

a- Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren kalan cezasının aynen,

 

b- Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, koşullu salıverilme kararının geri alınması kararının kesinleştiği tarih ile hak ederek salıverilme tarihi ara­sındaki süreyi geçmemek koşuluyla takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez.

 

 

Geri Almaya Karar Verecek Makam

         

Koşullu salıverilme kararının geri alınmasına;

 

  1. Hükümlü geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis ceza­sına mahkûm edilirse, hükmü veren ilk derece mahkemesi veya bölge adli­ye mahkemesi tarafından,

 

  1. Hükümlünün bağlı tutulduğu yükümlülükleri yerine getirmemesi hâlinde koşullu salıverilme kararma esas teşkil eden hükmü veren ilk derece mah­kemesi veya bölge adliye mahkemesi veya koşullu salıverilme kararını ver­miş olan mahkeme tarafından, dosya üzerinden karar verilir. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır (CGTİHK m.107/15).

 

Koşullu Salıvermenin Sonucu

Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.

 

İNFAZI ENGELLEYEN NEDENLER

 

Ceza Zamanaşımı

        

         Ceza hukukunda iki tür zamanaşımı bulunur: dava ve ceza zamanaşımı. İnfa­zı engelleyen zamanaşımı, ceza zamanaşımıdır. Ceza zamanaşımı; bir suç hak­kında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmasından itibaren, hükmedilmiş olan ceza mahkumiyetinin kanunda belirlenen süreler içinde infaz edilememesi durumunda devletin cezayı infaz etme yetkisinin ortadan kalkmasıdır. Zamanaşımı süresinin belirlenmesinde somut ceza esas alınır.

 

Ceza Zamanaşımına Tabi Olmayan Suçlar

 

         1TCK’nın İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde ceza zamanaşımı uygulanmaz ( TCK m.68/3).

 

2- Soykırım suçları (TCK m,76/4) ve insanlığa karşı suçlar ( TCK m,77/4) ile soykırım ve insanlığa karşı suçların örgütlü bir şekilde işlenmiş olması (TCK m,78/3) halinde bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.

 

Ceza Zamanaşımı Süreleri

 

  1. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl,

 

  1. Müebbet hapis cezalarında otuz yıl,

 

  1. Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmi dört yıl,

 

  1. Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl,

 

  1. Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl,

 

Ceza Zamanaşımının Başlaması

 

          Ceza zamanaşımı süresi ceza hükmünün kesinleştiği veya infazın herhangi bir su­retle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar.

 

Hükmün Kesinleşmesi

 

            Mahkumiyet hükümlerinin infaz edilebilmesi ve bu anlamda ceza zamanaşımının başlayabilmesi için yasa gereği kesin veya kesinleşmiş olmaları gerekir.

 

İnfazın Herhangi Bir Sebeple Kesilmesi

 

Cezanın infazı gerek hukuka uygun (akıl hastalığı gibi) ve gerekse hu­kuka aykırı (cezaevinden firar gibi) bir nedenle kesilmiş olsun her iki halde de ceza zamanaşımı süresi başlayacaktır.

 

Ceza Zamanaşımının Kesilmesi

 

            Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün yakalanması ceza zamanaşı­mını keser, Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde, ceza zamanaşımı kesilir (Yeni TCK m, 71).

 

Hükmün İnfazı İçin Tebligat Yapılması

 

            TCK m,71/1’e göre “mahkumiyet hükmünün infazı için yetkili mercii tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat…ceza zamanaşımını keser’,

Bu düzenlemeden de anlaşıldığı gibi ceza zamanaşımının bu nedenle kesilme­si için bazı şartlar gereklidir:

  • Tebligat mahkumiyet hükmünün infazı için yapılmalıdır.

 

  • Tebilgat kanuna uygun bir şekilde ve yetkili makam tarafından yapılmalıdır.

 

  • Tebligatın hükmüyle belli bir suçun cezasına ilişkin olarak yapılması gerekir.

 

Af

 

            Anayasa m.163/3 gereği münhasıran orman suçları (orman yakmak, ormanı yok etmek, daraltmak amacıyla işlenen suçlar) için genel veya özel af çıkarılamaz. Çıkarılan genel ve özel af kapsamına bu suçlar dahil edilemez.

 

Affın Çeşitleri

 

Affın doğurduğu sonuçlar bakımından af; genel ve özel af olmak üzere ikiye ayrı­lır. Genel ve özel af arasındaki farklar şunlardır:

 

  • Genel af, ceza ilişkisini bütün sonuçları ile tamamen ortadan kaldırdığı hal­de özel af sadece cezanın tamamen veya kısmen ortadan kaldırılmasına ya da hafif cezaya dönüştürülmesine yol açar.

 

Genel af yetkisi sadece TBMM ne aitken özel af yetkisi TBMM yanında Cum­hurbaşkanına da tanınmıştır.

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YORUM




Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim