İnsan Hakları ve Kamu Özgürlükleri Ünite 5 | Adaletciler.Net
DGS PUANLARI

İnsan Hakları ve Kamu Özgürlükleri Ünite 5

İnsan Hakları ve Kamu Özgürlükleri Ünite 5

ULUSLARARASI DÜZEYDE İNSAN HAKLARININ KORUNMASI II: İNSAN HAKLARININ KORUNMASINA YÖNELİK BÖLGESEL SİSTEMLER: AMERİKA, AFRİKA, AVRUPA’DAKİ İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMELERİ VE DENETİM MEKANİZMALARI

İNSAN HAKLARININ AMERİKA KITASINDA KORUNMA SİSTEMİ

Amerikan Devletleri Örgütü otuz-beş egemen devletin oluşturduğu bir hükümetler arası kuruluştur. Bu devletlerin oluşturduğu insan hakları koruma sistemine İnter-Amerikan insan hakları sistemi denir. Bu sistemin iki hukuki temeli vardır: İlk hukuki kaynak Bogota Şartı adı da verilen 30 Nisan 1948 tarihli ADÖ Temel Kurucu Şartı’dır. Bu belge 1967 yılında Buenos Aires’te değiştirilmiştir. İkincisi ise, Kosta Rika’da gerçekleştirilen hükümetler arası bir konferanstan sonra 20 Kasım 1969’da imzaya açılan Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi’dir. Bu Sözleşme 18 Temmuz 1978’de 25 ADÖ üyesi devlet tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Bogota Şartı’nın Kurduğu Sistem

Şartın 3 (l) maddesi, “Amerikan devletlerinin ırk, milliyet, yaradılış veya cinsiyet ayrımı olmaksızın bireylere temel insan hakları tanıdığını” belirtir.

Bu insan hakları belgesi 27 adet insan hakkı ve 10 adet insan ödevi belirler. Bu haklar, medeni ve siyasi haklardan, ekonomik, kültürel ve sosyal haklara geniş bir yelpazeyi kapsar. Bu hakların en önemlileri şunlardır: Yaşama hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, hukuk önünde eşitlik hakkı, konut ve seyahat özgürlüğü, adil yargılanma hakkı, keyfi tutmaya karşı korunma hakkı, sığınma ve vatandaşlık hakkı. Ayrıca bu bildiri din, ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüklerini de içerir. Nihayet bu belge kapsamında özel hayatın korunması, mülkiyet, sağlık, eğitim, kültürden yararlanma, sosyal güvenlik gibi haklar da koruma altına alınmıştır. Ödevler ise, topluma, çocuk ve ebeveynlere ilişkin ödevlerle, oy verme, yasalara saygılı olma, topluma ve ulusa hizmet etme, vergi verme ve çalışma gibi ödevleri içerir.

Bogota Şartı’nın insan haklarının korunması bakımından en önemli kurumu İnter-Amerikan İnsan Hakları Komisyonu’dur.

İnter- Amerikan İnsan Hakları Komisyonu

1965 yılında yapılan değişiklikle Komisyon’a Amerikan İnsan Hakları Bildirisi’nde tanınan bazı hakların ihlal edildiği iddiası ile Taraf Devletlere karşı bireysel başvuru kabul etme yetkisi tanınır. Bu haklar şunlardır: Yaşama, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakları, hukuk önünde eşitlik ilkesi, din ve ifade özgürlükleri, keyfi tutmaya karşı korunma ve hukuka uygun bir usulde yargılanma hakları.

İlk olarak Komisyon, insan hakları metinlerinin hazırlanmasında önemli görevler yüklenmiştir. Diğer yandan Komisyon, iç savaş, uluslararası silahlı çatışmalar, rehine krizleri gibi olaylarda önemli bir arabululucu ve insan haklarını koruyucu rol oynamıştır. Nihayet Komisyon’un en önemli görevi, devletlerle ilgili soruşturma ve incelemeler ile bireysel başvuruları değerlendirmektir.

ADÖ Genel Kurulu’nun kabul edeceği bir kararın hukuken bir bağlayıcılığı yoktur. Böyle bir karar sadece siyasal ve ahlaki bir değer taşımaktadır.

Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Kurduğu Sistem

Sözleşme şu hakları güvence altına almaktadır:

  • Hukuki kişilik hakkı,
  • Yaşama hakkı,
  • İnsani muamele hakkı,
  • Köleliğin yasaklanması,
  • Kişisel özgürlük hakkı,
  • Ceza normunun geriye yürümezliği,
  • Yargı hatası halinde tazminat hakkı,
  • Özel yaşama saygı hakkı,
  • Din ve vicdan özgürlüğü,
  • Düşünce ve ifade özgürlüğü,
  • Cevap hakkı,
  • Toplanma özgürlüğü,
  • Örgütlenme özgürlüğü,
  • Aile hayatına saygı hakkı,
  • İsim sahibi olma hakkı,
  • Çocuk hakları,
  • Vatandaşlık hakkı,
  • Mülkiyet hakkı,
  • Seyahat ve oturma özgürlüğü,
  • Yönetime katılma hakkı,
  • Hukuk önünde eşitlik hakkı,
  • Hukuki korunma hakkı.

Ayrıca ek protokollerle çalışma, sendika kurma ve grev, sosyal güvenlik ve sağlık, sağlıklı bir çevrede yaşama, beslenme ve eğitim, kültürden yararlanma, ailenin, çocuğun, yaşlıların ve engellilerin korunması hakları tanınmıştır.

Sözleşme Organları

Komisyon ve Mahkeme, yedişer üyeden oluşmakta ve her üye kişisel yetenekleri dikkate alınarak seçilmektedir. Komisyon üyeleri bütün ADÖ üyeleri tarafından seçilmektedir. Buna karşılık, Mahkeme üyeleri, sadece Sözleşme’ye taraf devletler tarafından seçilmektedir.

Komisyon, hem ADÖ organı hem de Sözleşme organı olarak öngörülmüştür. Mahkeme ise, sadece Sözleşme organıdır.

Komisyon Washington’da toplanmaktadır. Mahkeme ise, Kosta Rika’nın San Jose şehrinde bulunmaktadır. Her iki organ da daimi organlar değildirler; ancak, sürekli profesyonel bir kadroları bulunur.

Bir Sözleşme Organı Olarak İnter- Amerikan İnsan Hakları Komisyonu

  1. a) Komisyon’un bireysel ve devlet başvurularını inceleme yetkisi

Diğer birçok insan hakları sözleşmesinin aksine, Amerikan Sözleşmesi, başvuru yapma hakkını sadece bir ihlalin mağduru olduğu iddiasında bulunan kişilere tanımamıştır. Bir ihlalden mağdur olmasa da herhangi bir kişi veya kişi grubu ya da hükümet dışı kuruluş da Komisyon’a insan hakları ihlal edildiği iddiası ile başvuru yapabilir.

Bir başvuru aşağıdaki koşulları taşıyor ise kabul edilebilir bulunabilir:

  • İç hukuk yolları tüketilmiş olmalıdır.
  • Başvuru iç hukuktaki son kararın mağdura tebliğinden itibaren altı ay içinde yapılmış olmalıdır.
  • Başvuru açıkça hukuki dayanaktan yoksun olmamalıdır.
  1. b) Komisyon’un mahkeme önündeki görevleri

Komisyon’un Mahkeme önündeki yargılamaya katılma yetkisi, sadece kendisinin gönderdiği başvurular bakımından geçerli değildir. Komisyon, Mahkeme önündeki her davaya katılabilir. Komisyon, bu çekişmeli yargılamaya Sözleşme’nin kurduğu hukuki düzenin koruyucusu sıfatıyla katılır.

İnter- Amerikan İnsan Hakları Mahkemesi

  1. a) Mahkemenin yargısal yetkileri

Sözleşme’ye taraf olan devlet kendiliğinden Mahkeme’nin yargı yetkisini tanımış olmaz. İlgili devletin ayrıca Mahkeme’nin yargı yetkisini tanıdığını beyan etmesi gereklidir.

Sözleşme’nin 61 (1). maddesi sadece taraf devletlere ve Komisyon’a Mahkeme’ye başvurma hakkı tanımaktadır. O halde, bireylerin Mahkeme’ye başvurma hakkı yoktur.

Mahkeme’nin kararları kesindir ve herhangi bir itiraz mercii tarafından incelenmemektedir. Ayrıca Mahkeme, eğer bir hakkın ihlal edildiği sonucuna varırsa, tazminat verme yetkisine de sahiptir.

Amerikan Sözleşmesi, önemli insan hakları sözleşmeleri arasında insan haklarının korunması için tedbir alma yetkisini açıkça Mahkeme’ye tanıyan tek sözleşmedir.

 

 

 

  1. b) Mahkeme’nin danışma niteliğinde görüş verme yetkileri

Taraf devletlerin talebi üzerine Mahkeme, bir ulusal mevzuatın insan hakları sözleşmeleri ile uyumu hakkında da görüş verme yetkisine sahiptir.

Mahkeme’nin hazırladığı bu danışma niteliğinde görüşler, ilke olarak, adından da anlaşılacağı gibi hukuki bağlayıcılığı olmayan görüşlerdir.

İNSAN HAKLARININ AFRİKA KITASINDA KORUNMA SİSTEMİ

Afrika İnsan ve Halkların Hakları Şartı (Afrika Şartı), 27 Haziran 1981 tarihinde Afrika Birliği Örgütü (ABÖ) tarafından kabul edilmiş olup, 21 Ekim 1986 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu Şart, “Banjul Şartı” diye de adlandırılır.

2001 yılında ABÖ yerini Afrika Birliği’ne bırakmıştır. 2008 yılında ise, bir Afrika İnsan ve Halklar Hakları Mahkemesi’nin kurulması kararlaştırılmıştır.

Afrika Şartı’nın Koruduğu Haklar ve Öngördüğü Ödevler

Şart genel itibariyle medeni ve siyasal haklar, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar, halkların hakları ve bu hakların geliştirilmesi ve uygulanmasına dair temel yükümlülüklerden ve görevlerden oluşmaktadır.

Afrika Şartı birçok bakımdan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi’nden farklıdır. Bu farklılıklar dört başlık altında toplanabilir:

  • İlk olarak, Afrika Şartı sadece haklar öngörmekle yetinmez; aynı zamanda ödevleri de düzenler ve ödevlere Amerikan Sözleşmelerine oranla çok kuvvetli bir vurgu vardır.
  • İkinci olarak Afrika Şartı, sadece bireysel hakları tanımakla yetinmez; ayrıca halkların haklarını da öngörür.
  • Üçüncü olarak, Şart medeni ve siyasal haklara ek olarak, ekonomik, kültürel ve sosyal hakları da güvence altına alır.
  • Nihayet Afrika Şartı, taraf devletlere, Şart’ta güvence altına alınan haklara oldukça geniş sınırlama ve kısıtlamalar getirme yetkisi vermektedir.

Şart birçok bireysel hakkı güvence altına alır. Bu hakların en önemlileri şunlardır:

  • Her birey yasa önünde eşittir, insan varlığı dokunulmazdır.
  • Her insan, yaşamına ve kişi bütünlüğüne saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
  • Hiç kimse özgürlük hakkından keyfi olarak yoksun bırakılamaz.
  • Adil yargılanma hakkı öngörülmüştür.
  • Her birey görüşlerini, hukuk çerçevesi içinde ifade etmek ve yaymak hakkına sahiptir.
  • Her birey, hukuka uygun olarak serbestçe örgütlenme hakkına sahiptir.

Afrika Şartı’nın kabulünün ardından Afrika Birliği devletleri birçok temel hakka ilişkin protokoller ve ek sözleşmeler kabul etmiştir. Bu belgelerden en önemlileri, 2003 tarihinde kabul edilen ve 2005’te yürürlüğe giren Kadın Hakları Protokolü, 1990’da kabul edilen ve 1999’da yürürlüğe giren Çocukların Refahı ve Hakları Hakkında Afrika Şartı, 1969’da kabul edilen ve 1974’te yürürlüğe giren Afrika’da Mültecilerin Sorunları Hakkında Sözleşme’dir.

Afrika Şartı, devletlere savaş hali veya olağanüstü hallerde hakları askıya alma yetkisi tanımamaktadır.

Afrika Şartı, halkların haklarını içeren tek insan hakları belgesidir.

Özel hayata saygı hakkı ya da zorunlu çalışma yasağı düzenlenmemiştir. Ayrıca, siyasal katılma hakkı öngörülmekle birlikte Şart’ta açıkça seçme ve seçilme hakkı öngörülmemiştir.

Afrika İnsan ve Halklar Hakları Komisyonu

Komisyon’da farklı taraf devletlerden 11 üye vardır. Komisyon üyeleri bu şarta taraf devletlerin aday gösterdikleri kişiler listesinden, Devlet ve Hükümet Başkanları Meclisi tarafından gizli oy usulüyle seçilmektedir. Komisyon üyeleri altı yıllık bir süre için seçilirler ve yeniden seçilebilmeleri mümkündür.

Komisyon’un görevleri 45. maddede şu şekilde belirtilmiştir:

  1. a) İnsan ve Halkların Haklarını geliştirmek ve özellikle

* İnsan ve halkların hakları alanında Afrika’nın sorunlarına ilişkin belge toplamak, çalışmalar ve araştırmalar yürütmek, insan ve halkların hakları ile ilgili ulusal ve yerel kuruluşları teşvik etmek, seminer, sempozyum ve konferanslar düzenlemek, bilgi yaymak ve gerektiği hallerde, Hükümetlere görüşlerini sunmak ve tavsiyelerde bulunmak.

* Afrika Hükümetlerinin mevzuatlarına dayanak oluşturabilecek, insan ve halkların hakları ve temel özgürlükleriyle ilgili hukuksal sorunların çözülmesini amaçlayan ilke ve kuralları biçimlendirmek ve düzenlemek ve insan ve halkların haklarının geliştirilme ve korunmasıyla ilgili diğer Afrikalı ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapmak.

* İnsan ve halkların haklarının korunmasını Şartla belirlenen koşullar altında temin etmek.

  1. b) Bir taraf devletin, Afrika Birliği’nin bir kuruluşunun ya da bu birlik tarafından tanınan bir Afrika örgütünün istemi üzerine, bu Şartın tüm hükümlerini yorumlamak.
  2. c) Devlet ve Hükümet Başkanları Meclisi tarafından kendisine verilebilecek diğer işleri görmek.

İnsan Hakları İhlallerine Karşı Devlet Başvurusu Mekanizması

İlk olarak eğer bir devlet, Şart’a taraf diğer bir devletin Şart hükümlerini ihlal ettiği düşüncesinde ise, bu devlete resmi bir başvuru yapabilir. Bu başvurunun bir örneği Komisyon’a da iletilir. Bu başvuruya muhatap olan devletin, başvuruya yanıt vermek için üç ay süresi vardır. Diğer devletin ise, üç aylık süre içinde başvuruyu Komisyon’a taşıma imkânı vardır. Eğer bu başvuru Komisyon önüne gelmez ise, Komisyon’un bu durumda aktif bir rol oynaması mümkün değildir. İkinci olarak ise, Şart’a taraf bir devlet diğer bir devlet aleyhine doğrudan Komisyon önünde devlet başvurusu yapabilir.

İnsan Hakları İhlallerine Karşı Bireysel Başvuru Mekanizması

Afrika Şartı, bireysel başvuruya çok sınırlı ölçüde imkân vermektedir. Nitekim Komisyon’a kimlerin bireysel başvuru yapabileceği Şart’ta açıkça belirlenmemiştir.

Afrika İnsan Hakları ve Adalet Mahkemesi

Afrika’da insan hakları alanında en önemli gelişme Temmuz 2008’de Afrika İnsan Hakları ve Adalet Mahkemesi’nin kuruluşuna ilişkin Protokol’un kabul edilmesidir.

İNSAN HAKLARININ AVRUPA KITASINDA KORUNMA SİSTEMİ

AK’nin temel amacı hukukun üstünlüğü ilkesinin ve insan haklarının etkili korunmasının hayata geçirmektir.

AK’nin insan hakları alanında en önemli belgesi kuşkusuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olarak anılan, 4 Kasım 1950 tarihli İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’dir.

Avrupa Konseyi, kuruluşundan bu yana insan haklarını etkili korumak amacıyla çeşitli sözleşmeler hazırlamış ve bu sözleşmeler üye ülkelerin imzasına sunulmuştur. Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Avrupa Sosyal Şartı (1961).
  • İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele ya da Cezanın Önlenmesi Hakkında Avrupa Sözleşmesi (1987).
  • Bölgesel ve Azınlık Dilleri Hakkında Avrupa Şartı (1992).
  • Ulusal Azınlıkların Korunması Hakkında Çerçeve Sözleşmesi (1995).
  • İnsan Haklarının Korunması ve Biyotıp Sözleşmesi (1997).
  • İnsan Varlığının Klonlanmasının Yasaklanmasına İlişkin Ek Protokol (1998).
  • İnsan Kaçakçılığının Önlenmesine İlişkin Sözleşme (2005).

AK, insan haklarının korunması amacıyla, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kurumları dışında başka kurumlar da oluşturmaktadır. Bu kuramlardan en önemlileri İnsan Hakları Komiserliği, Irkçılığa ve Hoşgörüsüzlüğe karşı Avrupa Komisyonu (ECRI), Avrupa İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele ya da Cezayı Önleme Komitesi (CPT) ve Avrupa Sosyal Şartı’nın öngördüğü kuramlardır.

İnsan Hakları Komiserliği

İnsan Hakları Komiserliği 7 Mayıs 1999’da kurulmuştur. Komiser, üye ülkelerde insan hakları eğitimi ve bilincini artırmakla yükümlüdür. Bunun yanında, AİHS ve Konsey’in tavsiyeleri ile Bakanlar Komitesi’nin kararlarına üye ülkelerin tam ve etkili bir şekilde saygı göstermelerini sağlamakla da yükümlüdür. Komiserin yasal bir yaptırım gücü bulunmamaktadır.

 

Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu

Bu birim, ilk olarak 1993 yılında Viyana’da Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde ortaya fikir olarak çıkmış ve daha sonra 1997 yılında Strazburg’daki ikinci zirvede, ilkelere bağlanmıştır.

Türkiye hakkında bugüne kadar 1999, 2001, 2004 ve 2011 yıllarında olmak üzere dört rapor hazırlanmıştır.

Avrupa İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele ya da Cezayı Önleme Komitesi (CPT)

Avrupa Konseyi, 1987 yılında Avrupa İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele ya da Cezanın Önlenmesi Sözleşmesini kabul etmiştir. Bu sözleşme, 1 Şubat 1989 tarihinde yürürlülüğe girmiştir.

Her CPT heyetinin yetkileri oldukça geniştir. Özgürlüklerinden mahrum edilen kişilerin tutulduğu herhangi bir yeri, daha önce bildirimde bulunmadan, tekrar tekrar ziyaret edebilirler, özgürlüklerinden mahrum bırakılmış kişilerle özel görüşme yapabilirler, bu mekanlarda herhangi birini veya herkesi ziyaret edebilirler, bu tür mekanlarda, sadece hücreleri veya koğuşları değil, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın herhangi bir yeri görebilirler. Heyet isterse, ziyaret edilen kişilerle ilgili tüm belgelere ve dosyalara erişebilir. CPT’nin bütün çalışmaları, işbirliği ve gizlilik esasına dayanır.

CPT’nin polis gözetimi altında tutulan kişiler için savunduğu güvencelerden üçü şunlardır:

  • Özgürlüğünden mahrum edilen kişinin, arzu ettiği takdirde derhal üçüncü bir kişiyi (bir aile üyesini) tutukluluk halinden haberdar etme hakkı,
  • Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişinin hemen avukata erişebilme hakkı,
  • Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişinin derhal bir doktora, arzu ettiği takdirde kendi istediği bir doktora erişebilme hakkı.

Avrupa Sosyal Şartı

Bu belge, özellikle sosyal hakları güvence altına almakta ve Taraf Devletlerin bu haklara saygısını sağlamak amacıyla bir denetim sistemini öngörmektedir. Yakın geçmişte (1996) yenilenen Şart, Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı adını alarak 1999 tarihinde yürürlüğe girmiş ve giderek 1961 tarihli ilk Şart’ın yerini almaya başlamıştır.

Türkiye, Avrupa Sosyal Şartı’nı, 1961 yılında imzalamış, 1989 tarihinde onaylamıştır. Türkiye, 2007 yılında Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı’nın birçok hükmünü kabul etmiştir.

Başvuru yapma yetkisi olan örgütler, genel olarak, şunlardır:

  • Avrupa Konseyi nezdinde katılma yetkisi tanınmış ve bu amaçla hazırlanan listeye Hükümet Komitesi tarafından kaydedilmiş olan hükümet dışı kuruluşlar,
  • İlgili devletin sendikaları ve işveren örgütleri;
  • Ulusal hükümet dışı kuruluşlar (Ulusal gönüllü kuruluşlar, ancak bu hak açıkça tanınmış olmalıdır).

Şart’ın Güvenceye Aldığı Haklar

  • Konut Hakkı
  • Sağlık Hakkı
  • Eğitim Hakkı
  • Çalışmaya İlişkin Haklar
  • Hukuki ve Sosyal Koruma Hakkı
  • Kişilerin Dolaşımına İlişkin Haklar
  • Ayrımcılık Yasağı
Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YORUM
Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim DMCA.com Protection Status